Üç Yıl Kitap Alıntıları – Anton Çehov

Üç Yıl Kitap Alıntıları – Anton Çehov

Anton Çehov kitaplarından Üç Yıl kitap alıntıları sizlerle

Üç Yıl Kitap Alıntıları

Aşık olmadığım zamanlarda ben de Aşkın ne olduğunu oldukça iyi biliyordum.
Ancak sevgili Kostya, âşık olmadığım zamanlarda ben de aşkın ne olduğunu oldukça iyi biliyordum.
Bir insan hayattan tatmin olmadığı, mutsuz hissettiği zaman bu ıhlamur ağaçları, gölgeler, bulutlar, halinden memnun ve kayıtsız bütün bu doğal güzellikler ne kadar da bayağı geliyor!
Mutluluk diye bir şey yok. Benim için hiç var olmadı.
Hala hakikate ve adalete inandığım için aklını yitirmiş biriyim ben, saf bir çocuğum!
… kalplerinin üzerinde bir ağırlık vardı. Anneleri ölmüşken evdekilerin bir şeyler hakkında nasıl sohbet edebildiklerine, gülebildiklerine anlam veremiyorlardı.
… birisi hayatını betimleyip kağıda dökecek olsa, çok acınası bir hikayenin ortaya çıkacağını düşünüyordu.
…yerinde dikiliyor, bir yere kıpırdamıyor, kendi kendine “Beni burada tutan daha ne var ki?” diye soruyordu. Hem kendine hem de özgür ve mutlu olabileceği kırlara, ormanlara koşmak yerine taşların üzerinde yuvarlanan bu siyah köpeğe kızıyordu. İkisinin de bu avludan çıkıp gitmesine engel olan tek bir şey vardı: esarete ve köleliğe alışkanlık…
Mutluluk diye bir şey yok. Benim için hiç var olmadı ve muhtemelen genelde de yok.
Akıl ve ahlak olarak benden katbekat alçak olan değersiz insanların, aptalların, kaba insanların önünde utanıp sıkılıyorum. Hademelerden, kapıcılardan, polisten, jandarmadan korkuyorum. Herkesten korkuyorum çünkü korkutulmuş bir anneden geldim dünyaya. Çocuk yaştan beri dayak yedim, gözdağıyla yıldırıldım!
Özel fikirler üretmek, muazzam şeyler yaratmak değil amacım. Ben sadece yaşamak, düş kurmak, umut etmek, her şeye yetişmek istiyorum. Hayat kısa, değerli dostum. Onu dolu dolu yaşamak lazım.
Çocuk doğurmak için kimin akla ihtiyacı var ki?
Eğer günde on beş saat çalışmıyor olsaydım kesinlikle aşka tutulurdum.
-Yine de aşk olmadan yaşamak güzel bir şey değil,- dedi. Sürekli aşk hakkında konuşuyoruz, bir şeyler okuyoruz lakin sevmeye gelince az seviyoruz. Bu gerçekten güzel bir durum değil.
- Doğanın kuralları gereği her anne çocuklarında olağanüstü bir şeyler görür, -dedi Yulia. – Saatler boyu beşiğin yanında dikilerek bebeğinin küçücük kulaklarını, gözlerini, burnunu izler, hayranlık duyar. Eğer yabancı biri bebeğini öpecek olursa zavallı kadın bunun çocuğunun çok hoşuna gideceğini düşünür. Çocuğundan başka hiçbir şeyden konuşamaz. Annelerin bu zayıflığını çok iyi biliyorum.
Zenginim, evet, ancak para bana bugüne kadar ne verdi ki? Bu güçten kazancım ne? Sahip olduğum hangi şey beni sizden daha mutlu kılıyor? Katlanılmaz bir çocukluk geçirdim. Para bile beni değnek yemekten kurtaramadı. Nina hastalanıp öldüğünde sahip olduğum paranın hiçbir yardımı dokunmadı. Beni sevmediklerinde, yüz milyon da harcasam insanları beni sevmeleri için zorlayamam.
- İklim, enerji, zevk ve yaş farklılıklarından dolayı insanlar arasında eşitlik fiziksel olarak mümkün değildir. Lakin kültür sahibi bir insan, nasıl bataklıklar ve ayılarla baş edebilmişse bu eşitsizliği de zararsız hale getirebilir. Bir bilim adamı, bir kedinin, farenin, bozdoğanın ve serçenin tek bir tabaktan yemek yemesini sağlayabiliyorsa eğitimin de insanlar için aynı şeyi başarabileceğine inanmak gerekir. Hayat daimi bir ilerleyiş halinde, uygarlıklar gözlerimizin önünde devasa başarılara imza atıyor. Misal, genç kızları köpeklerle takas ettikleri kölelik düzeni zamanı bize şimdi nasıl anlamsız geliyorsa fabrika çalışanlarının bugünkü durumunun da aynı şekilde görüleceği aşikârdır.
- Bu kısa bir süre içerisinde gerçekleşmeyecek, hem de hiç, -dedi Kostya ve sırıttı. Rothschild’in altın dolu depolarının ne kadar anlamsız olduğunu düşüneceği zamana dek gerçekleşmeyecek. O zamana kadar da işçilerin çalışmaktan canı çıkacak, açlıktan karınları şişecek. Hayır, dayıcığım. Beklemek değil, savaşmak gerekir. Eğer bir kedi, bir fare ile birlikte tek bir tabaktan yemek yiyebiliyorsa, bunu bilinç kazandığı için yaptığını mı düşünüyorsunuz? Hiç de değil. Güç kullanılarak zorlandığı için yaptı.
Bir aslanı gün boyu takip etseydiniz ve aslanın yaşamak için verdiği mücadeleye tanık olsaydınız ,günün sonunda bu aslanın bir ceylan yakalayıp yemesi sizi mutlu ederdi.Aynı hikayeyi ceylanı takip ederek başlasaydınız ve ceylanın yaşamak için verdiği mücadeleye tanık olsaydınız,günün sonunda bu ceylanın bir aslan tarafından yenmesi sizde bir öfke uyandırırdı.Yani başlangıç noktasını farklı seçersen aynı olay kişide iki farklı yargı oluşturabilir.Bu yüzden kişinin içindeki adalet duygusu, hangi hikayeyi nekadar süreyle takip ettiğine bağlıdır.
Eğer bir eserde kölelik kanununa karşı çıkma varsa ya da yazar bayağılıklarıyla birlikte yüksek sosyeteye karşı kılıç çekmişse, işte o zaman bu sanat eseri önem arz eder ve yararlıdır. “Ah”ların ve “oh”ların yer aldığı, kadının erkeğe âşık olduğu, erkeğin de aşkından soğuduğu romanlar ve öyküler; böylesi eserler, bana göre hiçbir önem taşımaz. Şeytan alıp götürsün böylelerini.
-Size katılıyorum Konstantin İvanıç, -dedi. Yulia Sergeyevna. Biri aşk buluşmasını tasvir eder, öteki ihaneti, diğeri ayrılık sonrası kavuşmayı. Gerçekten başka konu mu kalmadı? Biliyorsunuz ki birçok insan hasta, mutsuz, yoksulluk içinde azap çekiyor. Bütün bu konular hakkında okumak onlar için hoş olmamalı.
Ama ne için olduğunu bilmeden sevmek mümkün mü?
Eğer yaşanmakta olana başkaldırıyorsanız ve gençseniz, yaşadığınız her ne olursa olsun serüvendir.
- Evet, demek evlendiniz, - dedi.- Ancak endişe etmeyin, somurtmayacağım. Sizi kalbimden söküp atacak güce sahibim. Sizin de diğerleri gibi aşağılık biri olmanız, bir kadında ihtiyaç duyduğunuz şeyin akıl ve zekâ değil de beden, güzellik ve gençlik olması sadece rahatsız edici, acı bir durum…
Bir bardak için krallığımı bile verirdim!
Hatırlıyorum da henüz beş yaşında bile değilken babam beni eğitmeye, yani daha açık söylemem gerekirse, bana kötek atmaya başlamıştı. Değnekle döver, kulaklarımı çeker, başıma vururdu. Bense her sabah uyanır uyanmaz, her şeyden önce bugün de beni dövecek mi diye düşünürdüm. Oyun oynamamız, yaramazlık yapmamız yasaktı. Sabah ve öğleden önce yapılan ayine katılmak, rahip ve keşişlerin ellerini öpmek, evde ilahiler okumak zorundaydık. Sen dindar birisin ve bütün bunlardan hoşlanıyor olabilirsin ama ben dinden korkuyorum. Bir kilisenin yanından geçtiğim zaman çocukluğum aklıma geliyor, dehşete kapılıyorum.
Her insanın derisinin altında elektrik akımı içeren mikroskobik bezeler vardır. Elektrik akımları sizinkilere paralel olan biriyle karşılaştığınızda aşk ortaya çıkar.
Yatağında uzanıyor, sürekli bu taşra hayatında nasıl zavallı hadiselerin meydana geldiğini, hayatın nasıl tekdüze ve aynı zamanda huzursuz edici olduğunu düşünüyordu. Sürekli irkilmek, bir şeylerden korkmak, sinirlenmek ya da kendini suçlu hissetmek zorunda kalırdınız.
Kendi kendine şu soruyu sordu: Sadece dış görünüşü hoşuna gitmediği için bir insanı reddederek iyi bir şey mi yapmıştı? Aslında sevmediği bu adamla evlenmek, hayalleriyle, mutluluk hakkındaki düşünceleriyle ve evlilik hayatıyla sonsuza kadar vedalaşmak anlamına geliyordu. Ancak hayallerini kurduğu kişiyle ileride bir gün karşılaşacak mıydı, ona âşık olacak mıydı?
Devletler, kontrollerine aldıkları muhalefet hareketlerini, ayaklanmaları ya da devrimleri, dışında kaldıklarından daha kolay engeller.
Hayret ediyorum, uzun zamandır hayretler içerisindeyim, beni neden bu zamana kadar tımarhaneye yatırmadılar? Neden üzerimde deli gömleği değil de bu redingot var? Hâlâ adalete ve iyiliğe dair inancım var, aptal idealistin tekiyim. Bu zamanda bu delilik değil de nedir?
Hayatınızı öyle koşullar altına koymalısınız ki çalışmak bir gereksinim olsun. Çalışmadan temiz ve mutlu bir hayat sahip olamazsınız.
Âşık olursanız acı çekersiniz. Âşık olmayı bıraktığınızda aldatılırsınız. Çünkü bu dünyada aldatmaya kadın yoktur. Acı çekerseniz, umutsuzluğa kapılırsınız ve bu sefer kendinizi aldatmaya başlarsınız. Lakin daha sonra bütün bunların birer anıya dönüşeceği zaman gelir çatar, soğukkanlılıkla her şeyi muhakeme edersiniz ve yaşananları tamamen önemsiz görmeye başlarsınız.
Bir insanın hayattan tatmin olmadığı, mutsuz hissettiği zaman bu ıhlamur ağaçları, gölgeler, bulutlar, halinden memnun ve kayıtsız bütün bu doğal güzellikler ne kadar bayağı geliyor!
Hiçbir şekilde hayata uyum sağlayamıyorum
Akşam güneşinin battığı yerde bu dünyaya ait
olmayan, sonsuz bir şeyin telaşsız yansıması vardı sanki
Yatağına uzanıyor ve hayatın nasıl tekdüze ve aynı zamanda huzursuz edici olduğunu düşünüyordu
İkisinin de bu avludan çıkıp gitmesine engel olan tek bir şey vardı: Esarete ve köleliğe olan alışkanlık
Kısacası insanoğlu elinin altındakilerden hiçbir zaman memnun olmuyor.
Artık her şeyin geçtiğini düşünüyordu. O korkunç belirsizlik durumu ortadan kalkmıştı, artık bütün gün beklemesine, hasret çekmesine, sürekli tek bir şey hakkında düşünmesine gerek yoktu. Artık her şey açık ve netti: Kendi mutluluğuna dair bütün umutlarını bir kenara bırakması; istekleri, umutları olmadan yaşaması, hayal kurmaması, beklentiye girmemesi gerekiyordu.
Aşık olmadığım zamanlarda ben de aşkın ne olduğunu oldukça iyi biliyordum!!!
Bir insan sebebini bilmeden sevebilir mi ?
Aşık olmadığım zamanlarda ben de aşkım ne olduğunu oldukça iyi biliyordum .
Mutluluk sadece aşık olmakla elde edilmiyor.
Zenginim, evet, ancak para bana bugüne kadar ne verdi ki? Bu güçten kazancım ne? Sahip olduğum hangi şey beni sizden daha mutlu kılıyor? Katlanılmaz bir çocukluk geçirdim. Para bile beni değnek yemekten kurtaramadı. Nina hastalanıp öldüğünde sahip olduğum paranın hiçbir yardımı dokunmadı. Beni sevmediklerinde, yüz milyonda harcasam insanları beni sevmeleri için zorlayamam.
İklim, enerji, zevk ve yaş farklılıklarından dolayı insanlar arasında eşitlik fiziksel olarak mümkün değildir. Lakin kültür sahibi bir insan, nasıl bataklıklar ve ayılarla baş edebilmişse bu eşitsizliği de zararsız hale getirebilir. Bir bilim adamı, bir kedinin, farenin, bozdoğanın ve serçenin tek bir tabaktan yemek yemesini sağlayabiliyorsa eğitimin de insanlar için aynı şeyi başarabileceğine inanmak gerekir. Hayat daimi bir ilerleyiş halinde, uygarlıklar gözlerimizin önünde devasa başarılara imza atıyor. Misal, genç kızları köpeklerle takas ettikleri kölelik düzeni zamanı bize şimdi nasıl anlamsız geliyorsa fabrika çalışanlarının bugünkü durumunun da aynı şekilde görüleceği aşikârdır.
Âşık olursanız acı çekersiniz. Âşık olmayı bıraktığınızda aldatılırsınız. Çünkü bu dünyada aldatmayan kadın yoktur. Acı çekersiniz, umutsuzluğa kapılırsınız ve bu sefer kendinizi aldatmaya başlarsınız. Lakin daha sonra bütün bunların artık birer anıya dönüşeceği zaman gelir çatar, soğukkanlılıkla her şeyi muhakeme edersiniz ve yaşananları tamamen önemsiz görmeye başlarsınız
Her insanın derisinde, elektrik akımlarını içeren mikroskobik bezler bulunur. Eğer akımları sizinki ile paralellik gösteren biriyle karşılaşırsanız alın size aşk.
Dua esnasında da tamamen samimi olamıyordu, zira muhtemelen, Tanrı'dan neyi özel olarak istemesi gerektiğini bilmiyordu.
Bir insan hayattan tatmin olmadığı, mutsuz hissettiği zaman bu ıhlamur ağaçları, gölgeler, bulutlar, halinden memnun ve kayıtsız bütün bu doğal güzellikler ne kadar da bayağı geliyor!
başından ne kadar çok şey geçtiğini, bütün bu zaman boyunca ne kadar çok acı çektiğini, birisi hayatını betimleyip kağıda dökecek olsa, çok acınası bir hikayenin ortaya çıkacağını düşünüyordu.
Bir kadında ihtiyaç duyduğunuz şeyin akıl ve zeka değilde beden, güzellik ve gençlik olması sadece rahatsız edici ,acı bir durum
Artık her şey açık ve netti: kendi mutluluğuna dair bütün umutlarını bir kenara bırakması ; istekleri, umutları olmadan yaşaması, hayal kurmaması, beklentiye girmemesi gerekiyordu.
Fakat bir zaman gelecek, geriye dönüp bakacak ve geride kalan tüm bu dramın uzak anılar olduğunu fark edeceksiniz. Geçmişte çektiğiniz acıları hatırlarken hissizleşip tüm bu yaşadıklarınızın ne denli önemsiz meseleler olduğunu geçireceksiniz aklınızdan..
Hayat kısa, değerli dostum. Onu dolu dolu yaşamak lazım.
Bir bardak çay için krallığımı bile verirdim.
Sürekli aşk hakkında konuşuyoruz, bir şeyler okuyoruz lakin sevmeye gelince az seviyoruz.
Aşık olursanız acı çekersiniz . Aşık olmayı bıraktığınızda aldatılırsınız.
Hala hakikate ve adalete inandığım için aklını yitirmiş biriyim ben, saf bir çocuğum!
Sizi kalbimden söküp atacak güce sahibim. Sizin de diğerleri gibi aşağılık biri olmanız, bir kadında ihtiyaç duyduğunuz şeyin akıl ve zeka değil de beden, güzellik ve gençlik olması sadece rahatsız edici, acı bir durum
Oyun oynamamız, yaramazlık yapmamız yasaktı. Sabah ve öğleden önce yapılan ayine katılmak, rahip ve keşişlerin ellerini öpmek, evde ilahiler okumak zorundaydık. Sen dindar birisin ve bütün bunlardan hoşlanıyor olabilirsin ama ben dinden korkuyorum. Bir kilisenin yanından geçtiğim zaman çocukluğum aklıma geliyor, dehşete kapılıyorum.
Şeytan biliyor ki insan sürekli birşeyler için pişman oluyor, sürekli başka şeyler istiyor
Kısacası insanoğlu elinin altındakilerden hiçbir zaman memnun olmuyor.
Her şeyimi verirdim, tam tüccar ağzı. Senin her şeyini kim ne yapsın?
Bir kadında ihtiyaç duyduğunuz şeyin akıl ve zeka değil de beden, güzellik ve gençlik olması sadece rahatsız edici, acı bir durum
Hayatınızı öyle koşullar altına koymalısınız ki çalışmak bir gereksinim olsun.Çalışmadan temiz ve mutlu bir hayata sahip olamazsınız.
Bir insan hayattan tatmin olmadığı,mutsuz hissettiği zaman bu ıhlamur ağaçları,gölgeler,bulutlar,halinden memnun ve kayıtsız bütün bu doğal güzellikler ne kadar da bayağı geliyor!
Eğer şimdi biri ona aşkın ne demek olduğunu soracak olsa verebilecek bir cevabı olmadığını düşünüyordu.
Her şeyimi verirdim, tam tüccar ağzı. Senin her şeyini kim ne yapsın?
Aşık olmadığım zamanlarda ben de aşkın ne olduğunu oldukça iyi biliyordum.
Hepimiz sadece aşktan bahseder ve onunla ilgili kitaplar okuruz. Bunların hepsi saçmalık. Mutluluk bunda değil.
Hâlâ adalete ve iyiliğe dair inancım var, aptal idealistin tekiyim. Bu zamanda bu delilik değil de nedir?
Suçlu olsa dahi bir insanı bağışlamak, ona sevgi dolu, dostça sözler söylemek işinizden ve zenginliğinizden daha yüce bir duygudur.
Özel fikirler üretmek, muazzam şeyler yaratmak değil amacım. Ben sadece yaşamak, düş kurmak, umut etmek, her şeye yetişmek istiyorum. Hayat kısa, değerli dostum. Onu dolu dolu yaşamak lazım.
Yine de aşk olmadan yaşamak güzel bir şey değil, dedi. Sürekli aşk hakkında konuşuyoruz, bir şeyler okuyoruz lakin sevmeye gelince az seviyoruz.
Bir kadında ihtiyaç duyduğunuz şeyin akıl ve zekâ değil de beden, güzellik ve gençlik olması sadece rahatsız edici, acı bir durum
Hâlâ adalete ve iyiliğe dair inancım var, aptal idealistin tekiyim. Bu zamanda bu delilik değil de nedir?
Kalbi özgürlük hissiyle sıkıştı
Beni burada tutan daha ne var ki?
Esarete ve köleliğe olan alışkanlık
Yaşamla uyum sağlamak kişinin kibri ile alakalı bir durumdur.
Instagram'da Kitap Alıntııları
Pinterest'te Kitap Alıntııları

Yazarın Diğer Konuları

Memurun Ölümü Kitap Alıntıları – Anton Çehov Hayatım Kitap Alıntıları – Anton Çehov Düşünür Kitap Alıntıları – Anton Çehov

Kitap Alıntıları Kategorisindeki Diğer Konular

Senden Sonra Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Har ve Kül Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Gerçekçi Ol İmkansızı İste Kitap Alıntıları – Ernesto Che Guevara
0 0 oylar
Makale Derecesi
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Yorum yapmak ister misiniz?x