Sisifos Söyleni Kitap Alıntıları – Albert Camus

Sisifos Söyleni Kitap Alıntıları – Albert Camus

Albert Camus kitaplarından Sisifos Söyleni kitap alıntıları sizlerle

Sisifos Söyleni Kitap Alıntıları

Bir intiharın pek çok nedeni vardır, genel olarak da en çok göze çarpanları en etkenleri olmamıştır. İnsanın bir düşünce sonucu intihar ettiği enderdir (ama bu varsayımı da konu dışında bırakmamak gerekir). Bunalımı başlatan şeyi denetleyebilmek hemen her zaman olanaksızdır. Gazeteler sık sık gizli kederlerden ya da iyileşmez hastalıklardan söz eder. Geçerlidir bu açıklamalar. Ama o gün umutsuz kişinin bir dostu kendisiyle ilgisiz bir tavırla konuşmuş mudur, konuşmamış mıdır, bilmek gerekir. Suçludur o. Çünkü böyle bir davranış henüz askıda bulunan tüm hınçları, tüm bıkkınlıkları hızlandırıvermeye yetebilir.
Düşünmeye başlamak, için için yenmeye başlamaktır.
İntihar şimdiye kadar yalnızca toplumsal bir olay olarak ele alınmıştır. Buradaysa, tam tersine, bireysel düşünceyle intihar arasındaki ilişki söz konusu. Böyle bir edim, yüreğin sessizliğinde, tıpkı büyük bir yapıt gibi hazırlanır. İnsan kendi de bilmez bunu. Bir akşam tetiğe basar ya da kendini sulara bırakır.
Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır, intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir. Gerisi, dünyanın üç boyutlu olup olmadığı, düşüncenin dokuz mu, yoksa on iki ulamı mı bulunduğu, sonra gelir. Oyundur bunlar; önce yanıt vermek gerekir.
“Düşünmeye başlamak, için için yenmeye başlamaktır.”
“Büyük sorunlar sokaktadır.”
Nietzsche
İnsanın bir düşünce sonucu intihar ettiği enderdir (gene de bu varsayımı konu dışı bırakmamak gerekir). Bunalımı başlatan şeyi denetleyebilmek hemen her zaman olanaksızdır. Gazeteler sık sık “gizli kederlerden” ya da “iyileşmez hastalıklardan” söz ederler. Geçerlidir bu açıklamalar. Ama o gün umutsuz kişinin bir dostu kendisiyle ilgisiz bir tavırla konuşmuş mudur, konuşmamış mıdır, bilmek gerekirdi. Suçludur o. Çünkü böyle bir davranış daha askıda bulunan bütün hınçları, bütün bıkkınlıkları hızlandırıvermeye yetebilir.
Kişi mutlu yaşamak için para kazanmak ister, sonra bir yaşamın tüm çabası ve en iyi yanı bu paranın kazanılmasında toplanır. Mutluluk unutulmuş, araç da amaç sayılmıştır.
Düşünmek, bir dünya yaratmak istemektir.
Dünya apaçık olsaydı, sanat olmazdı.
İnsan kendinde başlayıp kendinde biter, ötesi yoktur.
Bir insan söylediği şeylerden çok söylemedikleriyle insandır.
Bir insan yaşamının yarısı söylenmeyeni anlamakla, başını çevirmekle, susmakla geçer.
Tüm ünler içinde bizi en az aldatanı, kendi kendini yaşayan ündür.
Büyük bir aşkın etkisiyle her türlü kişisel yaşama sırt çevirenler belki de zenginleşirler, ama aşklarının seçtiği kimseleri hiç kuşkusuz yoksullaştırırlar.
Bir insanın yenilgileri koşulları değil, o insanın kendisini yargılar.
Kişi yalnızca iyi anlamadığını yapmak ister.
“Çok çabuk alışır insan. Kişi mutlu yaşamak için para kazanmak ister, sonra bir yaşamın tüm çabası ve en iyi yanı bu paranın kazanılmasında toplanır. Mutluluk unutulmuş, araç da amaç sayılmıştır.”
Kendi kendime de, dünyaya da yabancıyım
Bir aslanı gün boyu takip etseydiniz ve aslanın yaşamak için verdiği mücadeleye tanık olsaydınız ,günün sonunda bu aslanın bir ceylan yakalayıp yemesi sizi mutlu ederdi.Aynı hikayeyi ceylanı takip ederek başlasaydınız ve ceylanın yaşamak için verdiği mücadeleye tanık olsaydınız,günün sonunda bu ceylanın bir aslan tarafından yenmesi sizde bir öfke uyandırırdı.Yani başlangıç noktasını farklı seçersen aynı olay kişide iki farklı yargı oluşturabilir.Bu yüzden kişinin içindeki adalet duygusu, hangi hikayeyi nekadar süreyle takip ettiğine bağlıdır.
Her şey bir tek şeyle değil, her şey her şeyle açıklanır.
Düşünmek görmeyi yeniden öğrenmektir; bilinci yönetmek, her görüntüyü ayrıcalıklı bir yer durumuna getirmektir.
Düşünceyi doğrulayan şey son sınırına ulaşmış bilinçliliğidir.
“Sessizliklerin en kesini susmak değil, konuşmaktır.”
Kierkegaard
İnsan düşüncesinin bir anlam taşıyabilecek biricik tarihini yazmak gerekseydi, yapılacak şey birbirini kovalayan pişmanlıklarının ve güçsüzlüklerinin tarihini yazmak olurdu.
Bir insan için dünyayı anlamak onu insansala indirgemek, ona damgasını basmaktır.
Ölüme ve ölüme ilişkin duygumuz konusunda her şey söylenmiştir, gözü yaşlılıktan kaçınmak da uygun olur. Gene de herkesin sanki hiç kimse “bilmiyormuş gibi yaşamasına ne kadar şaşılsa azdır. Gerçekte ölüm deneyimi yoktur da ondan. Ancak yaşanan, bilincine varılan şey denenmiş olabilir. Burada, olsa olsa başkalarının ölümüyle ilgili bir deneyimden söz edilebilir. Bir ilaç yerine başka bir ilaç kullanmak gibi bir şeydir bu, usun bir görüşüdür, buna da hiçbir zaman pek kanmayız. Bu hüzünlü kanı inandırıcı olamaz.
Tüm büyük eylemlerin, tüm büyük düşüncelerin önemsiz bir başlangıcı vardır.
Kendi kendime de dünyaya da yabancıyım, yardım umabileceğim tek şey de bir şeyi kesinlemeye yeltenir yeltenmez kendi kendini yadsıyan bir düşünce.
Belki de, şöyle ölçüsüz bir sözle aydınlatabilirim bu kavramı: uyumsuz, Tanrı’sız günahtır.
Umutsuz ve umutsuzluğunun bilincine varmış kişi geleceğin değildir artık.
Tümüyle tinsel görünen, açık bir olgu vardır: insanın her zaman kendi gerçeklerinin pençesinde olduğu.
Bu boğucu gök altında yaşamak, bu iklimden çıkmamızı ya da kalmamızı buyurur. Birinci durumda oradan nasıl çıkıldığını, ikinci durumda ise neden kalındığını bilmek söz konusu.
İnsan düşüncesinin bir anlam taşıyabilecek biricik tarihini yazmak gerekseydi, yapılacak şey birbirini kovalayan pişmanlıklarının ve güçsüzlüklerinin tarihini yazmak olurdu.
Bir tek şey; dünyanın bu yoğunluğu ve yabancılığı, uyumsuz budur işte.
Yalnızca “çabalamaya değmez” demektir kendini öldürmek. Yasamak, hiçbir zaman kolay değildir kuşkusuz.
Düşünmeye başlamak, için için yenmeye başlamaktır. Bu başlangıçlarda, toplumun fazla bir etkisi yoktur. Kurt, insanın yüreğindedir. Yürekte aramak gerekir onu.
Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır; intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.
anlamını kavrayamadığım bu dünya gerçekte uçsuz bucaksız bir usa aykırılıktan başka bir şey değil.
intihar üzerine düşünmek , beni ilgilendiren biricik sorunu ortaya atmak olanağı veriyor bana; ölüme kadar süren bir mantık var mıdır?
Kişi ancak olanaksızı elde etmek için Tanrı’ya yönelir. Olabilene gelince, insanlar yeter onu bulmaya.
Uyumsuz evlenmeler vardır, uyumsuz meydan okumalar, kinler, susuşlar, savaşlar, hatta barışlar vardır.
Çok çabuk alışır insan. Kişi mutlu yaşamak için para kazanmak ister, sonra bir yaşamın tüm çabası ve en iyi yanı bu paranın kazanılmasında toplanır. Mutluluk unutulmuş, araç da amaç sayılmıştır.
Sonunda bu sihirli ve karmakarışık evrenin atoma, atomun da elektrona indirgendiğini öğretiyorsunuz bana.
Benim olan bu yürek bile hep tanımlanmaz kalacak benim için.
İnsan yüreğinin yalnızca kendini ezeni yazgı diye adlandırmak gibi kötü bir eğilimi vardır.
Kişi ancak olanaksızı elde etmek için Tanrı’ya yönelir.
Kişi ancak olanaksızı elde etmek için Tanrı’ya yönelir.
Bir insan söylediği şeylerden çok söylemedikleriyle insandır.
bıkkınlık, makinemsi bir yaşamın edinimlerinin sonundadır ama aynı zamanda bilincin devinimini başlatır. onu uyandırır, gerisine yol açar. gerisi, bilinçsiz olarak yeniden zincire dönüş ya da kesin uyanıştır. uyanışın ardından da sonuç gelir zamanla; intihar ya da iyileşme
varlığı yaşaması için zorunlu olan uykudan yoksun bırakanbu çok önemli duygu nedir?
yaşama nedeni denilen şey aynı zamanda çok güzel bir ölme nedenidir de.
gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. yaşamın yaşamaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.
Bütün büyük eylemlerin, bütün büyük düşüncelerin önemsiz bir başlangıcı vardır. Büyük yapıtlar çoğu kez bir sokağın dönemecinde ya da bir lokantanın kapısında doğar.
Bir insanın bizim için her zaman bilinmez kaldığı, bizi aşan, indirgenmez bir yanı bulunduğu belki de doğrudur. Ama gerçekte insanları tanırım, davranışlarından, eylemlerinin bütününden, geçişlerinin yaşamada yarattığı sonuçlardan bilirim onları.
Kimileri yaşamak için yaratılmıştır, kimileri de sevmek için.
önemli bir bilim gerçeğine varmış olan Galilée, bu #8216;gerçek #8216; yaşamını tehlikeye sokar sokmaz, büyük bir rahatlıkla dönüverdi ondan. Bir bakıma iyi de etti. Uğrunda yakılıp ölmeye değmezdi bu gerçek.
#8221;Önemli olan durasız yaşam değildir, durasız canlılıktır, #8221; der Nietzsche. Gerçekten de tüm dram bu seçimdedir.
“İntihar şimdiye kadar yalnızca toplumsal bir olay olarak ele alınmıştır. Buradaysa tam tersine, bireysel düşünceyle intihar arasındaki ilişki söz konusu. Böyle bir edim, yüreğin sessizliğinde, tıpkı büyük bir yapıt gibi hazırlanır. İnsan kendi de bilmez bunu. Bir akşam tetiğe basar ya da kendini sulara bırakır.” 
Uyumsuz dediğimiz şey; kendi sınırlarını saptayan, açık görüşlü ustur
Kişi ancak olanaksızı elde etmek için Tanrı'ya yönelir. Olabilene gelince, insanlar yeter onu bulmaya.
Yaşam yaşanmaya değmediği için insan kendisini öldürür, işte bir gerçek kuşkusuz, ama kısır bir gerçek, çünkü fazlasıyla açık.
Bu dünya aslında akla uygun değil, onun hakkında bütün söyleyebileceğimiz bu.
Kendini öldürmek, bir anlamda, melodramlarda olduğu gibi içindekini söylemektir. Yaşamın bizi aştığını ya da yaşamı anlamadığımızı söylemektir. Yalnızca “çabalamaya değmez” demektir kendini öldürmek.
Kurt insanın yüreğindedir. Yürekte aramak gerekir onu.
Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.
Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.
Instagram'da Kitap Alıntııları
Pinterest'te Kitap Alıntııları

Yazarın Diğer Konuları

Doğrular Kitap Alıntıları – Albert Camus Defterler 1 Kitap Alıntıları – Albert Camus Asturya’da İsyan Kitap Alıntıları – Albert Camus

Kitap Alıntıları Kategorisindeki Diğer Konular

Senden Sonra Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Har ve Kül Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Gerçekçi Ol İmkansızı İste Kitap Alıntıları – Ernesto Che Guevara
0 0 oylar
Makale Derecesi
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Yorum yapmak ister misiniz?x