Otomatik Portakal Kitap Alıntıları – Anthony Burgess

Otomatik Portakal Kitap Alıntıları – Anthony Burgess

Anthony Burgess kitaplarından Otomatik Portakal kitap alıntıları sizlerle

Otomatik Portakal Kitap Alıntıları

Soğuk geceye daldık. Umutsuzluk Caddesi'nden geçerek Tükeniş Sokağına saptık.
Güven, arkadaşlık gibi sözcüklerin modası geçmişti anlaşılan sayın kardeşlerim.
Biraz kendimle kalıp kafamı toparlamak istiyorum sadece.
Uykunun sınır kapısında pasaportumu damgalatmadan önce kendime iyi bir müzik şöleni çekmekti dileğim.
Tüm hayvanların en zekisin, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum.
Tanrı’nın istediği iyilik mi yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mi? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrı’nın gözünde?
Her insan sevdiği şeyi öldürür.
İnsan birine kardeşim demeye görsün, nelere katlanıyor nelere!!!
İyi duygularla dolup taşıyor insanın benliği.
Parti isimlerinin hiçbir anlamı yok. Sadece özgürlük geleneği önemli.
İyilik içten gelir. Iyilik seçilen bir şeydir. Insan seçemediğinde insanlıktan çıkar.
Bir akıl çağının kâfirliği. Doğruyu görür ve onaylar, ama yanlışı yaparım.
ki hırsızlık şiddetin bir tezahürüdür.
Bir rüya ya da kâbus aslında kafanızın içindeki bir film gibidir o kadar, tek farkı siz de içinde yer alabilirsiniz.
Hayat süreci, insan organizmasının yapısı, bu mucizeleri kim tamamen anlayabilir ki?
Suçluları bir araya tıkınca ne oluyor görüyorsunuz. Suçlar artıyor, cezanın ortasında suç işleniyor.
Şiddet şiddeti doğurur.
İyiliğin sebebini aradıkları yok, öyleyse niye tersini merak ediyorlar ki?
İyilik kişinin içinden gelir. Kişi iyiliği secebilmelidir.
Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini kesip doğradığı, acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.
Galiba iyileşmek için önce kötüleşmem gerekecekti.
Demek ölüm tek gerçekti. Doğum ve ölümün dışında başka hiçbir şey gerçek diye nitelendirilemezdi.
Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum
Ne biçim dünya bu be! İnsanlar aya gidiyor. Elektriğin çevresinde dönen tatarcıklar gibi dünyanın çevresinde vızır vızır dönüyor uydular ama burada şu garipler köşesinde ne yasa var ne de zavallını koruyan, onu düşünen biri
Bugünlerde kitap taşıyan birini görmek gerçekten göz yaşartıcı
Kalbinizi açmak için, kendinizi değişime açmalısınız. Görü- nürde sağlam dünyada yaşayın, onunla dans edin, meşgul olun, eksiksiz yaşayın, bütünüyle sevin ama yine de bunun geçici ol- duğunu ve sonuçta tüm formların çözülüp değiştiğini bilin.
Ne pis dünyaymış burası
Umutsuzluk Caddesi'nden geçerek Tükeniş Sokağı'na saptık. Ve aradığımızı bulduk.
Bir ferdi olduğum insanlık, ah ne kadar az idi gerçekten; derinliklerine erişemediği yeraltı ile sonsuzluğa uzanan gökyüzü arasındaki dünyasında, ancak basabildiği toprakla ve varabildiği menzille sınırlıydı; ne kadar âciz, bilgisiz ve çaresizdi!
Ne biçim dünya bu be! İnsanlar aya gidiyor. Elektriğin çevresinde dönen tatarcıklar gibi dünyanın çevresinde vızır vızır dönüyor uydular ama, burada, şu garipler köşesinde ne yasa var ne de zavallıyı koruyan, onu düşünen biri
Halk, özgürlüğü için başkaldırmaz, direnmez. Bir lokma ekmeğe, bir kaşık çorbaya değişir özgürlüğünü.
Parti adlarının bir önemi yoktur. Özgürlüktür önemli olan.
Seçme hakkına sahip olmayan kişi kişiliğini yitirmiş demektir.
Yaşam, küfemde taşıyamayacağım kadar ağır bir yük oldu.
Koltuk altında kitaplar taşıdığını görüyorum kardeşim. Bugünlerde hâlâ kitap okuyan birine rastlamak gerçekten nadide bir zevk kardeşim.
Çok kalmadım bu lanetli kentte. Dünyayı dolaşmaya koyuldum. Evreni kapladım. Deniz oldum. Yıkadım tüm yaratıkları. Akça pakça oldular.
Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini kesip doğradığı, acımazsızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.
Tüm yaşamı boyunca sevgiye hasret kalmıştı. Doğası sevgiye açtı. Varlığının en temel arzusuydu bu. Buna rağmen hayatını onsuz sürdürmüş, sonucunda da katılaşmıştı. Sevgiye ihtiyaç duyduğunu bilmezdi. Şimdi de bunu bilmiyordu. Bildiği şey sadece, sevgiyle hareket eden insanların onda bir heyecan uyandırdığıydı. Sevginin inceliklerini, yüce ve olağanüstü olduğunu düşündü.
Pencereyi açın da içeri temiz hava girsin, taze fikirler girsin, yeni bir hayat tarzı girsin.
Seçme hakkına sahip olmayan kişi kişiliğini yitirmiş demektir.
Yaşam, küfemde taşıyamayacağım kadar ağır bir yük oldu.
En hoş ve harika eylemler biraz şiddet içerir
Hapisteki şairin dediği gibi, her insan sevdiği şeyi öldürür.Ceza öğesi budur belki de.
Bir rüya ya da kâbus aslında kafanızın içindeki bir film gibidir o kadar, tek farkı sizde içinde yer alabilirsiniz.
Kutsal bir metne dokunmak her şeyden önce bir risktir. Ona inanmayı değil onu samimi olarak anlamayı istediğimizde karşımızda koca bir tari- hin yükünü buluruz. Tarih boyunca insanların kitabı taşıdığı gibi, kitap da insanı taşıdığından, bu yük hem kitabın kendisine hem de onu anlamak isteyene aittir.
Bazen rüyalar görüyorum.İstersen gülebilirsin,ama rüyalar önemlidir.
Bir yandan feci bıkmış ve hayli de umutsuz vaziyetteyim. Zaten son günlerde sık sık böyle hissediyorum.
İletişim çatışmalarının bir başka kaynağının ise “İlişki Tükenmişliği” olduğu düşünülmektedir. Uzun süre devam eden çatışmalardan sonra karşınızdaki kişiyle anlaşamadığınızı fark edersiniz. İlk tanıştığınızda ilişkiniz ne kadar renkli ve eğlenceliydi. Daha sonra eleştiriler, küçümsemeler arttıkça ilişki tükenmişliği ortaya çıkar. İlişkiden dolayı kişi kendisini yorgun, tükenmiş, çaresiz, yalnız hisseder. Bu durum aile ya da romantik ilişkilerde sıkça rastlanır. Sorunlu ebeveyni ile uzun süre iletişim kuran kişiler bir zaman sonra tükenmeye başlar. Romantik ilişkilerde ise tükenmişlik ayrılıklarla sonuçlanır.
Bazılarımız anadan doğma savaşçıyızdır. Özgürlüğümüzü korumamız gerek.
Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini kesip doğradığı, acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.
İnsan kişiliği Koca Tanrı'nın en büyük eseridir.
“Karşımdaki güçler bağırarak konuşurken,ben yalnızca fısıltıyla direnebiliyorum”…
Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum…
İnsan dediğin bir kez ölür. Aptalof doğmadan ölmüş zaten .
“ Tutku Korkuyu Kovabilen Tek Güçtür “
Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini kesip dogradigi , acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.
Ben yaptıklarımdan zevk, mutluluk duyduğum için kötüyüm o kadar.
Kişiliksiz yaratıklar kişilik sahiplerini ezmeye uğraşırlar bu dünyada kardeşim.
Neden iyiliğin kökeni ni incelemezler, araştırmazlar? Herkesin derdi kötülük ya da iblisligin kökeni
Tatlı tatlı gülümsedim güven tohumları yeşersin, yüreğinin dört bir yanına dal budak salsın diye .
-Dünyaya neden pis diyorsun?
+Pis ya! Senin gibi serseriler benim gibi zavallı yaşlıları ezecek ve hiç bir yasa beni senden koruyamayacak
Kişiye seçme hakkı tanınmazsa, o kişiliğini yitirir.
Anladığım kadarıyla dünyada kimseye güven olmuyordu
Bizler renksiz çay gibiyiz
Demimiz az suyumuz çok.
Halimiz kötü; açız biz
Bize bakan, bizi seven kimsemiz yok!
#8221; Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum
Demek ölüm tek gerçekti. Doğum ve ölümün dışında başka hiçbir şey gerçek diye nitelendirilemezdi.
Kişiye seçme hakkı tanınmazsa, o kişiliğini yitirir.
Bundan böyle hapishaneler yalnız siyasi suçluların barındıkları bir yer olacak gibime geliyor.
Tutku korkuyu kovabilen tek güçtür.
Kişiliksiz yaratıklar kişilik sahiplerini ezmeye uğraşırlar bu dünyada kardeşlerim. Çağdaş tarihimize bir göz atın. Bu makinelere karşı çıkıp onları bozmaya uğraşanlar hep kişilik sahibi, yüce yaratıklardır. Bunları anlatırken son derece ciddiyim kardeşlerim. Ben yaptıklarımdan zevk, mutluluk duyduğum için kötüyüm o kadar.
Sokaklarda insanlar birbirlerini doğrarken aşıklar gene sarmaş dolaş sevişebiliyorlardı. Güzel!
Hapisteki şairin dediği gibi, her insan sevdiği şeyi öldürür.
Tanrı ne ister? Tanrı iyilik mi ister yoksa iyi olma seçeneğini mi? Kötülüğü seçen bir insan, kendisine iyilik dayatılmış bir insandan bazı açılardan daha üstün olabilir mi?
Müzik tam tersine beni bıçağın ucu gibi keskin ve kıyıcı yapar. Kendimi Koca tanrı gibi görür, kızların erkeklerin, büyüklerin küçüklerin köşelere sinip korkularından tir tir titremelerini isterim
Sıkıdüzenin olmadığı yerde kargaşalık başlar, anarşi filizlenir.
Neden iyiliğin kökeni ni incelemezler, araştırmazlar? Herkesin derdi kötülük ya da iblisliğin kökeni . Eğer serseriler kötülük yapıyorsa bu onların tercih hakkı. Yani adamlar kötülüğü benimsemişler. İyilier de iyiliği Ben kötülüğü yeğleyenler arasındayım. Yetke hiçbir zaman kötülüğe izin vermez ne yazık ki İnsan kişiliği Koca Tanrı'nın en büyük eseridir. O bununla övünür. Kişiliksiz yaratıklar kişilik sahiplerini ezmeye uğraşırlar bu dünyada kardeşlerim. Çağdaş tarihimize bir göz atın. Bu makinelere karşı çıkıp onları bozmaya uğraşanlar hep kişilik sahibi, yüce yaratıklardır. Bunları anlatırken son derece ciddiyim kardeşlerim. Ben yaptıklarımdan zevk, mutluluk duyduğum için kötüyüm o kadar.
Toplumun onayladığı eylemlerin dışına çıkamıyorsun, sadece iyilik yapabilen küçük bir makinesin.
Kişiliksiz yaratıklar kişilik sahiplerini ezmeye uğraşırlar bu dünyada
Kişiye seçme hakkı tanınmazsa , o kişiliğini yitirir.
Instagram'da Kitap Alıntııları
Pinterest'te Kitap Alıntııları

Yazarın Diğer Konuları

Mozart ve Deyyuslar Kitap Alıntıları – Anthony Burgess Doktor Hastalandı Kitap Alıntıları – Anthony Burgess Bir Elin Sesi Var Kitap Alıntıları – Anthony Burgess

Kitap Alıntıları Kategorisindeki Diğer Konular

Senden Sonra Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Har ve Kül Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Gerçekçi Ol İmkansızı İste Kitap Alıntıları – Ernesto Che Guevara
0 0 oylar
Makale Derecesi
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Yorum yapmak ister misiniz?x