Martı Kitap Alıntıları – Anton Çehov

Martı Kitap Alıntıları – Anton Çehov

Anton Çehov kitaplarından Martı kitap alıntıları sizlerle

Martı Kitap Alıntıları

Hayatı olduğu ya da olması gerektiği gibi değil, hayalimizde canlandırdığımız gibi betimlemek gerek.
“ Evrende sürekli ve değişmez olarak sadece ruh kalır. “
Acı çekiyorum. Hiç kimse, hiç kimse farkında değil mi çektiğim ızdırapların!
Evrende sürekli ve değişmez olarak sadece ruh kalır.
“- Neden hep karalar giyersiniz siz?
+ Hayatımın yasını tutuyorum. Mutsuzum.”
temiz bir yürekten kopan bir çağrıda neden bir keder tınısı duydum, neden acıyla burkuldu yüreğim?.. eğer bir gün hayatım sana gerekecek olursa gel ve al onu .
Yüreğinde aşkın kıpırtısını duydun mu, yapılacak en iyi şey onu oradan kovmaktır.
Para Ne önemi var paranın? İnsan yoksulken de mutlu olabilir.
Yeteneği olmayıp da hevesi olanların, gerçek yeteneklere çamur atmaktan başka yapacakları bir şey yoktur çünkü. Bu da bir çeşit avuntu işte!
Yüreğinde aşkın kıpırtısını duydun mu, yapılacak en iyi şey onu ordan kovmaktır.
ancak ölümden sonraki hayata inananlar bilinçli olarak korkarlar ölümden, çünkü günahlarının ağırlığı altında ezilirler
benim içimdeyse, sanki çok, çok eskiden doğmuşum gibi bir duygu var hayatımı, bitmez tükenmez kuyruğu olan bir elbise gibi sürüklüyorum sırtımda
Hayatı olduğu ya da olması gerektiği gibi değil, hayalimizde canlandırdığımız gibi betimlemek gerek.
Bir kadının kendisine şefkatle bakılmayı istemekten başka hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.
Yükünü taşımayı bil ve inanmaya devam et.
Hayatı olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi de değil, rüyalarda göründüğü gibi tasvir etmek gerekir.
Herkes filozofluk peşinde
İnsan altmışında da yaşamak ister.
Bazen insanlar uyanıkken de rüya görebilirler
Acaip başım ağrıyor, umarım hafızam siliniyordur
Ömrümüz geçip gidiyor!
Dünyada mutluluk verebilecek tek şey taze, şiir dolu,insanı hayaller dünyasına çeken bir aşk olabilir ancak.
Umutsuzca sevmenin, yıllardır bir şeyler bekleyip durmanın anlamı var mı?
Susturamıyorum kafamın içindeki cenaze naaşını.
Medvedenko: Neden hep karalar giyersiniz siz?
Mâşa: Hayatımın yasını tutuyorum. Mutsuzum.
Bir ferdi olduğum insanlık, ah ne kadar az idi gerçekten; derinliklerine erişemediği yeraltı ile sonsuzluğa uzanan gökyüzü arasındaki dünyasında, ancak basabildiği toprakla ve varabildiği menzille sınırlıydı; ne kadar âciz, bilgisiz ve çaresizdi!
“Not alıyorum Bir konu geldi aklıma Küçük bir hikaye konusu. Çocukluğundan beri göl kıyısında yaşayan bir genç kız var, sizin gibi biri; tıpkı bir martı gibi seviyor bu gölü ve bir martı gibi mutlu ve özgür. Günün birinde bir adam geliyor oraya, kızı görüyor ve yapacak başka bir işi olmadığından yazık ediyor kıza, tıpkı bu martı gibi ”
Öyle yorgunum ki! Dinlenebilsem, birazcık dinlenebilsem!..
Yapayalnızım, beni ısıtacak bir sevgi yok, bir yeraltı zindanındaymışım gibi üşüyorum, yazdıklarım da soğuk, yavan, bulanık Nina yalvarırım burda kalın ya da bırakın sizinle geleyim
Ölüm korkusu hayvansal bir korkudur Onu alt etmek gerekir. Ancak ölümden sonraki hayata inananlar, bilinçli olarak korkarlar ölümden, çünkü günahlarının ağırlığı altında ezilirler.
Budalalık hepsi. Umutsuz aşk romanlarda olur. Saçma bütün bunlar. Insanın kendini bırakmaması, balığın kavağa çıkmasını bekler gibi boş umutlara kapılmaması gerek Yüreğinde aşkın kıpırtısını duydun mu, yapılacak en iyi şey onu ordan kovmaktır.
P. ANDREYEVNA:
Ömrümüz geçip gidiyor!
ARKADINA:
Elden bir şey gelmez ki
Sen benim hayatımın son sayfasısın!
Dünyada mutluluk verebilecek tek şey taze, şiir dolu, insanı hayaller dünyasına çeken bir aşk olabilir ancak!
Eğer bir gün hayatım sana gerekecek olursa gel ve al onu
Kendimi hiçbir zaman sevmedim.
Kendimden rahat yoktur bana. Tanımadığım birine bal vermek için kendi hayatımı yok ettiğimi, en güzel çiçeklerimin tozunu yağmaladığımı, çiçeklerin kendilerini de koparıp köklerini ayaklarımın altında ezdiğimi hissederim.
İleriye bakmamak Ne yaşlılığı ne de ölümü getiririm aklıma Her şey olacağına varır.
Ne kadar mutsuz olduğumu bilseniz! Bana karşı bu soğukluğunuz öyle korkunç, öyle akıl almaz bir şey ki!
Acı çekiyorum.Hiç kimse, hiç kimse farkında değil çektiğim ıstırapların!
SORIN:
Ben istiyorum tedavi olmayı, ama doktor istemiyor.
DORN:
Altmış yaşında tedavi!
SORIN:
Insan altmışında da yaşamak ister.
Bense yaratma keyfini tatmış birinin başka hiçbir şeyden keyif almayacağını düşünürüm hep.
Evrende sürekli ve değişmez olarak sadece ruh kalır.
Acı çekiyorum. Hiç kimse, hiç kimse farkında değil çektiğim ıstırapların!
Size göre yoksulluktan daha büyük mutsuzluk olamaz. Ama bence paçavralar içinde dolanıp da bir dilim ekmeğe muhtaç olmaktan çok daha beter şeyler vardır Fakat sizin anlayacağınız bir şey değil bu
Bizim gönüllerimizde ise ortak temas noktaları yok. Oysa seviyorum sizi Maşa. Hasretimden evde duramıyorum. Her gün altı verst yaya olarak buraya geliyor, aynı yolu yine yaya olarak gerisingeri dönüyorum da, soğuk bir umursamazlıktan başka bir şey göremiyorum sizde.
MEDVEDENKO:
Neden hep karalar giyersiniz siz?
MAŞA:
Hayatımın yasını tutuyorum. Mutsuzum.
Kadınlar başarısızlığı bağışlamaz.
Ruhun kendisi maddi atomların bir araya gelmesinden oluşmuş olabilir, bundandır ki hiç kimse ruhla maddeyi birbirinden ayıracak dayanağa sahip değildir.
Ve her yaşamı tekrar yaşıyorum kendimde.
Hayatı olduğu gibi betimlememek lazım, nasıl olması gerektiği gibi de değil elbette. Hayallerde tasvir edilen şekilde betimlenmeli hayat.
Bomboş, derin bir kuyuya atılmış bir tutsak gibi, neredeyim, beni ne bekliyor bilmiyorum. Fakat bir tek şey var bildiğim, çok iyi bildiğim: Maddi güçlerin yaratıcısı şeytanla amansız, acımasız kavgada, zafer mutlaka benim olacak ve sonuçta da madde ile ruh eşsiz bir uyumla birleşip kaynaşacak, dünyevi iradenin egemenliği başlayacak. Fakat uzun, yavaş, binlerce yıllık bir sürecin sonrasında hem Ay, hem parlak Sirius, hem de yeryüzü toza dönüştükten sonra gerçekleşecek bu… Ama o zamana kadar dehşet, dehşet…
Yapayalnızım. Bir şey söylemek için yüzyılda bir açarım ağzımı, sesim bu boşlukta kederle çınlar ve hiç kimselere ulaşmaz…
Ey geceleyin bu gölün üzerinde uçuşan eski zaman gölgeleri, saygıdeğer hayaller uyutun bizleri, uyutun ki iki yüz bin yıl sonra olacakları görelim!
Kaderine katlanmasını bil ve inançlı ol.
Sanki ansızın koparıldım gençliğimden ve bazen bu dünyada doksan yıldır yaşıyormuşum gibi geliyor bana.
Doğa yasalarına göre her yaşam bir yerde sona ermek zorundadır…
Çünkü yeteneği olmayıp da hevesi olanların gerçek yeteneklere çamur atmaktan başka yapacakları bir şey yoktur.
birilerine bal vermek için kendi hayatımı yok ettiğimi, en güzel çiçeklerimin tozunu yağmaladığımı, çiçeklerin kendilerini de koparıp köklerini ayaklarımın altında ezdiğimi hissederim.
hayatımı, bitmez tükenmez bir kuyruğu olan bir elbise gibi sürüklüyorum sırtımda…
Ben çalışıyorum, hayatı duyarak yaşıyorum, her an hareketteyim, siz ise yerinizden kımıldamıyor, yaşamıyorsunuz...
Ancak ölümden sonraki hayata inananlar, bilinçli olarak korkarlar ölümden, çünkü günahlarının ağırlığı altında ezilirler.
Doymuşsunuz siz, dünya umrunuzda değil, bu yüzden felsefeye yatkınsınız, ama ben yaşamak istiyorum.
İnsan altmış yaşında da yaşamak ister.
-Neden hep karalar giyersiniz siz?
-Hayatımın yasını tutuyorum üzgünüm.
Benim içimdeyse sanki çok, çok eskiden doğmuşum gibi bir duygu var Hayatımı, bitmez tükenmez kuyruğu olan bir elbise gibi sürüklüyorum sırtımda
Yapayalnızdım. Bir şey söylemek için yüzyılda bir açarım ağzımı, sesim bu boşlukta kederle çınlar ve hiç kimselere ulaşmaz
Hayatı olduğu ya da olması gerektiği gibi değil, hayalimizde canlandırdığımız gibi betimlemek gerek.
-Neden hep karalar giyersiniz siz?
-Hayatımın yasını tutuyorum. Mutsuzum.
İnsan altmışında da yaşamak ister.
Instagram'da Kitap Alıntııları
Pinterest'te Kitap Alıntııları

Yazarın Diğer Konuları

Memurun Ölümü Kitap Alıntıları – Anton Çehov Hayatım Kitap Alıntıları – Anton Çehov Düşünür Kitap Alıntıları – Anton Çehov

Kitap Alıntıları Kategorisindeki Diğer Konular

Senden Sonra Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Har ve Kül Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Gerçekçi Ol İmkansızı İste Kitap Alıntıları – Ernesto Che Guevara
1 1 oy
Makale Derecesi
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Yorum yapmak ister misiniz?x