Küçük Prens Kitap Alıntıları – Antoine de Saint-Exupéry

Küçük Prens Kitap Alıntıları – Antoine de Saint-Exupéry

Antoine de Saint-Exupéry kitaplarından Küçük Prens kitap alıntıları sizlerle

Küçük Prens Kitap Alıntıları

Ne kavranılmaz bir yer şu gözyaşı ülkesi
Size asteroit B 612 hakkında bu detayları vermemin ve numarasını söylememin nedeni büyükler. Büyükler sayıları sever. Onlara yeni bir arkadaştan bahsettiğinizde size asla işini aslını sormazlar. Hiçbir zaman, Sesinin tonu neye benziyor? En sevdiği oyunlar hangileri? Kelebek koleksiyonu yapıyor mu? demezler. Kaç yaşında? Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası ne kadar kazanıyor? diye sorarlar. Sadece bunları bildiklerinde arkadaşınızı tanıdıkları sanırlar. Eğer büyüklere, Pembe tuğladan, pencerelerinde sardunyalar ve çatısında güvercinler olan çok güzel bir ev gördüm, derseniz o evi hayal etmeyi beceremezler. Onlara, Yüz bin franlık bir ev gördüm demek gerekir. O zaman, Ne kadar güzelmiş! diye bağrışırlar.
İnsanların arasında da yalnızlık duyulur.
Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğumuz için yeterlidir.
Zaten ben hiçbir şeyin gerçeğine varamadım şimdiye kadar. Yargılarımı sözlere değil, davranışlara göre ayarlamalıydım.
Ama başında fes, ayağında şalvar var diye sözüne kulak asan olmamış. Büyükler böyledir işte.
Sevmez olur muyum seni, dedi çiçek. Sevgimi anlamadınsa suç bende.
Bilmiyordu ki krallar için dünya çok basittir, onların gözünde herkes uyruktur.
İnsanlar, bulundukları yerden hiçbir zaman memnun olmazlar.
Kendini beğenmişlerin gözünde herkes bir hayrandır.
Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.
“Belki de gökyüzü insanlardan uzak olduğu için bu kadar güzeldir.”
Krallar sahip olmazlar, yönetirler. Ayrı ayrı şeyler bunlar.
Bir düşünce ilk senin aklına gelse beratını alırsın, senin olur.
Ölene kadar sorumlusun gönül bağı kurduğun her şeyden dedi tilki
Az ya da çok değil, güzel sevin…
Bir yıldızda yaşayan bir çiçeği seviyorsan, geceleyin gökyüzüne bakmak güzeldir. O zaman bütün yıldızlar çiçek açar.
İnsanlar, dedi Küçük Prens, hızla giden trenlere biniyorlar ama neyin ardında koştuklarını bilmiyorlar. Yalnızca telaşlı telaşlı dolanıp duruyorlar.
Ardından ekledi:
- O kadar sıkıntıya girmeye ne gerek var
Belki de gökyüzü, insanlardan uzak olduğu için bu kadar güzeldir.
“En iyi yüreğiyle görebilir insan. Gözler asıl görülmesi gerekeni göremez.”
Çünkü kendini beğenmişler yalnız övgüleri dinler.
Ölene kadar sorumlusun gönül bağı kurduğun her şeyden.
Hiç kimse bulunduğu yerden mutlu olmaz.
Ama senin altın sarısı saçların var! Buğday da altın sarısı, o buğday başakları bana seni hatırlatacak. Böylece buğdayların arasından esen rüzgarın sesini de seveceğim
Ne tuhaf bir gezegen! diye düşündü Küçük Prens. Her yer kuru, her yer sivri, her yer sert ve acımasız. İnsanlarda da düş kurabilme gücü hiç yokmuş. Ne söylerseniz onu tekrarlıyorlar.
İnsanların arasında da yalnızlık duyulur.
insanların arasında da yanlızlık duyulur..
“Gülünü senin için değerli kılan şey, onun için harcadığın zamandır.”
Kendini yargılamak, başkalarını yargılamaktan çok daha zordur. Kendini gerektiği gibi yargılayabilirsen, gerçek bir bilgesin demektir.
İnsanların tanımaya ayıracak zamanları yok artık. Aldıklarını hazır alıyorlar dükkânlardan. Ama dost satan dükkânlar olmadığı için dostsuz kalıyorlar.
Güzelsiniz ama boşsunuz.
“Belki de gökyüzü insanlardan uzak olduğu için bu kadar güzeldir.”

Küçük Prens

Şu gözyaşları ülkesi, ne kadar da gizemli, anlaşılmaz bir yer.
Biliyor musun İnsan hüzünlüyken gün batımlarını daha bir seviyor.
Büyükler, böyledir. Onlara kızmamak gerek; çocuklar, büyüklere karşı daima hoşgörülü olmalı.
Zaten büyüklere her zaman her şeyi açıklamak gerekiyor.
Zaten her yetişkin, bir zamanlar çocuktu, öyle değil mi? ( ama içlerinden ne kadar da azı hatırlar bunu.)
İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.
Bulundukları yerden memnun kalmamışlar herhalde.
Kimse yerinden memnun değildir.
Az ya da çok değil, güzel sevin.
İnsan susuzluktan ölecek bile olsa bir dostu olması içini serinletiyor.
Biliyor musun? İnsan üzgün olunca gün batımlarını daha çok seviyor.
Merak ediyordum da acaba bir gün herkes kendi yıldızını bulabilsin diye mi parlaktır bütün yıldızlar?
Belki de gökyüzü, insanlardan uzak olduğu için bu kadar güzeldir.
#8216;Ömür boyu sorumlusun, gönül bağı kurduğun her şeyden..
Bir yerde bir kuyunun saklı oluşudur çöle güzellik veren.
Alevleri korumak gerekir, yoksa küçük bir esintiyle sönüverirler.
İnsanlar hızlı trenlere biniyorlar ama ne aradıklarını bildikleri yok. Koşuyor, heyecanlanıyor, dönüp duruyorlar, dedi.
Sonra ekledi:
Bunca çabaya değse bari
Zaten hiçbir şeyin gerçeğine varamadım. Yargılarımı sözlere değil, davranışlara göre ayarlamalıydım.
Anladım ki bu gülüşü bir daha göremezsem yapamam. Benim için çölde bir kaynaktı gülüşü..
Sizin Dünya'da insanlar, dedi Küçük Prens, bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar; yine de aradıklarını bulamıyorlar.
Bulamıyorlar, dedim.
Oysa aradıkları tek bir gülde, bir damla suda bulunabilir.
Evcil ne demek?
Artık kimsenin umursamadığı bir geleneğin gereği Bağlar kurmak.
Bağlar kurmak mı?
Evet. Sözgelimi sen benim için şimdi yüzlerce oğlan çocuğundan birisin. Ne senin bana bir gereksinimin var ne de benim sana. Bende senin için yüz binlerce tilkiden biriyim. Ama beni evcilleştirirsen birbirimize gereksinme duyarız. Sen benim için dünyada bir tane olursun, ben de senin için.
Ölene kadar sorumlusun gönül bağı kurduğun her şeyden
Ama gözler kördür. İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir
Bir yıldızda yaşayan çiçeği seversen geceleri gökyüzüne bakmak güzel gelir. Bütün yıldızlar çiçeğe durur.
Az ya da çok değil güzel sevin.
Hoşça git, dedi tilki. Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez. Küçük Prens unutmamak için tekrarladı: Gerçeğin mayası gözle görülmez.
Herkesin bir yıldızı var ama kimseninki birbirine benzemiyor. Yolcular için pusula, kimileri için ufak tefek bir ışık, bilginler için çözülmesi gereken bir sorudur yıldızlar.
Bir gün üzüntün geçince (çünkü zamanla geçmeyecek üzüntü yoktur) beni tanımış olduğuna sevineceksin. Hep dostum olarak kalacaksın.
Zaman bütün hüzünleri hafifletir.
Kederliydim ama onlara, Yorgunum, dedim.
..öğleden sonra saat dörtte gelecek olsan saat üçte mutlu olmaya başlarım.
elimi tuttu. hâlâ kaygılar içindeydi.
gelmekle iyi etmedin. acı çekeceksin. ölmüş görüneceğim, gerçekte ölmeyeceğim oysa.
susuyordum.
anlıyorsun değil mi? yol uzun. bu bedeni taşıyamam. çok ağır.
İçlerinde arkadaş olabileceğim tek insan oydu. Ama gezegeni o kadar küçüktü ki iki kişi almazdı.
Insanların arasında da yalnızlık duyulur.
Başka bir yıldızda yaşayan bir çiçeği seviyorsanız, geceleyin yıldızlara bakmak sizi mutlu edecektir. Bütün yıldızların çiçek açtığını hissedersiniz.
Birini güzel olduğu için sevmezsin ki Sen sevdiğin için güzeldir o,sırf sen seviyorsun diye herkesten farklıdır Herkesten başka bakar gözleri Onu özel kılan sensin, Senin sevgin
İnsan evcilleşmeyi kabul ettiyse gözyaşını da hesaba katacaktı.
Kör olan, gözlerdir. İnsan, kalbiyle bakmayı öğrenmeli!
Instagram'da Kitap Alıntııları
Pinterest'te Kitap Alıntııları

Yazarın Diğer Konuları

Bir Rehineye Mektup Kitap Alıntıları – Antoine de Saint-Exupéry Küçük Prens’in Güzel Hikayesi Kitap Alıntıları – Antoine de Saint-Exupéry Savaş Pilotu Kitap Alıntıları – Antoine de Saint-Exupéry

Kitap Alıntıları Kategorisindeki Diğer Konular

Senden Sonra Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Har ve Kül Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Gerçekçi Ol İmkansızı İste Kitap Alıntıları – Ernesto Che Guevara
0 0 oylar
Makale Derecesi
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Yorum yapmak ister misiniz?x