Düşüş Kitap Alıntıları – Albert Camus

Düşüş Kitap Alıntıları – Albert Camus

Albert Camus Düşüş kitap alıntıları sizlerle.

Düşüş Kitap Alıntıları

Kuşkulu olmaktan çıkmak için, düpedüz var olmaktan çıkmak gerekir.
Bana öyle geliyordu ki hiç öğrenmemiş olduğum, ama yine de çok iyi bildiğim bir şeyi, yani yaşamayı unutuyordum.
İnsan böyledir, aziz bayım, iki yüzü vardır onun: kendini sevmeden sevemez.
Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat ettiniz mi?
Şurası gerçek ki her şeyde rahattım, ama hiçbir şeyden de hoşnut değildim. Her haz bir başka hazzı aratıyordu bana.
Toplumumuzda tutku yerine geçen açgözlülük her zaman güldürmüştür beni.
Doğruluk duygusu, haklı olmanın verdiği doyum, kendini değerlendirmenin sevinci, bayım, bizi ayakta tutan ya da ilerleten güçlü zembereklerdir.
Anladım ki dostlarım yoktu.
Beden keyifsizlendi mi yürek de ölgünleşir.
Haklısınız, suskunluğu sağır edici onun.
“Mesele kötü insan olmak değil, ama ışığı yitiriyor insan.”
Suskunluğu sağır edici onun.
Suçluluğu yaratmak ve cezalandırmak için Tanrı zorunlu değildir.
İnsan ölümsüzlük oyunu oynar, birkaç hafta sonra ise, yarına kadar gövdesini sürükleyip sürükleyemeyeceğini bile bilmez.
Bilirsiniz ki, çok zeki insanlar bile yanındakinden bir şişe fazla devirmekten şeref duyarlar.
Eğer pezevenkler ve hırsızlar her zaman ve her yerde mahkûm olsalardı , masum insanlar tümüyle ve hep masum sanacaklardı kendilerini , aziz bayım.
O halde yaşasın ölü gömme törenleri.
Montpernosse Mezarlığından çalıp çalmadığını bilmesem de , ihtiyar satıcının sattığı çiçekleri satın almayı her zaman sevmişimdir.
Eğer yaşanmakta olana başkaldırıyorsanız ve gençseniz, yaşadığınız her ne olursa olsun serüvendir.
Nasıl ? Şu vitrinin arkasındaki bayanlar mı ? Düş bayım , ucuza düş! Hindistan'a yolculuk! Bu kişiler baharat kokusu sürünürler içeri girersiniz , perdeleri çekerler ve uçuş başlar. Tanrılar çıplak bedenlerin üzerine iner ve adalar , rüzgar altında kabarmış palmiyeden bir saçla taçlanmış olarak çılgınlar gibi sapıtırlar. Deneyin.
Beden keyifsiz oldu mu, yürek de ölgünleşir.
Sevmek ve sevilmek ihtiyacında olduğumdan, âşık olduğumu sandım. Başka deyimle, aptallık ettim.
Yalnızlığım iyice kanıtlandığına göre, kendimi erkekçe bir hüznün güzelliğine bırakabilirdim.
Mutluluğunuz ve başarılarınız, ancak bunları cömertçe paylaşmaya razı olduğunuz takdirde affedilir.
Eskiden evim yarı okunmuş kitaplarla doluydu. Bir karaciğerin yarısını yiyip yarısını atan insanlar kadar iğrenç bir şey bu.
Devletler, kontrollerine aldıkları muhalefet hareketlerini, ayaklanmaları ya da devrimleri, dışında kaldıklarından daha kolay engeller.
Hiçbir şey değildim ben, bana bağlanmaya değmezdi, yaşamım başka yerdeydi benim, günlük mutluluktan nasibi yoktu bu yaşamın.
İnsan böyledir, aziz bayım, iki yüzü vardır onun: Kendini sevmeden sevemez.
Hiçbir zaman yaşamayı öğrenme gereksinimi duymadım.
Ün kazanmak için insanın kapıcısını öldürmesi yeter.
Toplumumuzda tutku yerine geçen açgözlülük her zaman güldürmüştür beni.
İnsanın karakteri olmadı mı, bir yöntem bulması gerek.
Sevmek ve sevilmek ihtiyacında olduğumdan, âşık olduğumu sandım. Başka deyimle, aptallık ettim
Hepimiz her şeyde aşağı yukarıyız.
Keyfinin kralı olmak, koca hayvanların ayrıcalığıdır.
Tabii, gerçek aşk pek az rastlanan bir şeydir, aşağı
yukarı yüzyılda iki ya da üç kez görülür. Bunların dışında
boş gurur ya da can sıkıntısı vardır
Yargıçlar ceza veriyor, sanıklar bunun kefaretini ödüyor, bense her türlü ödevden özgür, yargıdan da, yaptırımdan da bağışık olarak bir cennet ışığı içinde serbestçe egemenlik sürüyordum.
Ülkenin yasalarını inceledim ve diploma istenmeyen bu mahallede bir müşteri kitlesi kazandım. Kolay değildi bu ama güven telkin ediyorum, öyle değil mi? Güzel, içten bir gülüşüm var, el sıkışım enerjik, bunlar birer koz. Hem sonra birkaç zor davayı yoluna koydum.
#8221; Önce çıkar güdüsüyle #8221; , sonra inanarak.
Vaktiyle bir sanayici tanımıştım,
mükemmel, herkesçe sevilen bir karısı vardı, ama adam
yine de aldatıyordu karısını. Bu adam, haksız olduğu için,
bir erdem beratı alamadığı ya da bu berata layık
olamadığı için, sözcüğün tam anlamıyla kuduruyordu.
Karısı mükemmel davrandıkça, o büsbütün kuduruyordu.
Sonunda haksızlığı kendisi için dayanılmaz bir hal aldı. O
zaman ne yaptı dersiniz? Onu aldatmaktan vaz mı geçti?
Hayır. Öldürdü onu. İşte böyle başladı ilişkim onunla.
Doğru ışık gibi kör eder. Yalansa, tersine, her nesneyi değerlendiren güzel bir alacakaranlıktır.
Artık çok geç, her zaman hep
geç olacak.
Mülkiyet, baylar, bir cinayettir!
Ah! Dostum, büyük kentlerde avare dolaşan yalnız kişi nedir, bilir misiniz?
Ama gerçek ,aziz dostum,can sıkıcıdır.
Kadın dostlarımızın Napoléon Bonaparte'la şu ortak yönleri vardır ki , herkesin başarısızlığa uğradığı yerde başaracaklarını sanırlar hep.
İşte azizim,
imparatorluklar ve kiliseler böyle doğar ölümün güneşi
altında.
Doğru, ışık gibi kör eder. Yalansa, tersine, her nesneyi
değerlendiren güzel bir alacakaranlıktır.
Bir insanın öldürülmesi için her zaman nedenler
vardır. Buna karşın, onun yaşamasını haklı çıkarmak
olanaksızdır. İşte bu yüzden suçlu her zaman avukatlar
bulur, masum ise bazen.
Size büyük bir sır
söyleyeceğim, azizim. Son Yargı'yı beklemeyin. Her gün
içindeyiz onun.
Bazen bir şeyin içyüzü, yalan söyleyende doğru söyleyenden daha iyi belli eder kendini. Doğru, ışık gibi kör eder. Yalansa, tersine, her nesneyi değerlendiren güzel bir alacakaranlıktır.
bir adam tanıdım, kafasız bir kadına yaşamının yirmi yılını verdi. her şeyi feda etti ona; dostlarını, emeğini, dürüstlüğünü bile.. ama bir akşam, kadını hiç sevmemiş olduğunu anladı. canı sıkılıyordu, hepsi bu. insanların çoğu gibi canı sıkılıyordu.
Bana öyle geliyordu ki, hiç öğrenmemiş olduğum, ama yine de çok iyi bildiğim bir şeyi, yani yaşamayı unutuyordum.
Artık çok geç, her zaman hep geç olacak. Çok şükür ki öyle!
Mesele kötü insan olmak değil, ama ışığı yitiriyor insan.
Artık ortada
oyun, tiyatro kalmayınca, gerçeğin içindeydim kuşkusuz.
Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır.
Sevmek ve
sevilmek ihtiyacında olduğumdan, âşık olduğumu
sandım. Başka deyimle, aptallık ettim.
Bazı durumlarda devam etmek, yalnızca devam edebilmek insanüstü bir şeydir.
İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına ancak siz öldüğünüzde inanırlar.
İnsan hiçbir şeyden emin olamıyor, size söyledim bunu.
Bakın, çevremden birisi insanları üç kategoriye ayırırdı: Yalan söylemeye mecbur kalmaktansa hiçbir şey gizlememeyi yeğleyenler, hiçbir şey gizlememektense yalan söylemeyi yeğleyenler ve aynı zamanda hem yalanı, hem de gizi sevenler.
Ama bugün, içiniz rahat etsin, onların tanrısı ne çatıda, ne mahzende artık. Onlar onu kalplerinin zindanında bir mahkeme üzerinde tünetmişlerdir ve onun adına yargılamaktadırlar. O ise günahkar kadına yumuşak bir sesle, “Ben de mahkum etmiyorum seni!” diyordu; olsun, yine de mahkum eder onlar, kimseyi bağışlamazlar.
Kaldı ki, hiç kimsenin masum olduğunu kesinlikle söyleyemeyiz, oysa herkesin suçlu olduğunu kesinlikle onaylayabiliriz. Her insan başkalarının suçuna tanıklık eder, inancım ve umudum bu benim .
Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır.
onun haklı güvensizliğini değerlendiriyorum ve bunu onunla seve seve paylaşırdım, eğer benim iletişimci doğam, gördüğünüz gibi, buna karşı gelmeseydi. yazık ki gevezeyim ve kolayca bağlanıyorum.
Önemli olan her şeyi kendimize mubah görebilmektir, zaman zaman kendi değersizliğimizi haykıra haykıra itiraf etsek de. Ben her şeyi kendime mubah görüyorum, yeniden, hem de bu kez gülmeden. Yaşamımı değiştirmedim, kendimi sevmeye ve başkalarını kullanmaya devam ediyorum. Ancak, hatalarımın itirafı, daha hafiflemiş olarak yeniden başlamama ve önce doğamın, sonra tatlı bir pişmanlığın keyfini sürerek iki kez zevk almama izin veriyor.
Çözüm yolunu bulduğumdan beri, kendimi her şeye, kadınlara, gurura, can sıkıntısına, kine ve hatta, şu anda yükseldiğini hazla hissettiğim ateşime bırakıyorum. Sonunda egemenliğimi sürüyorum, ama ömrümün sonuna kadar. Yalnız benim tırmandığım ve üzerinde herkesi yargılayabildiğim bir tepe buldum yeniden.
Örneğin benim, duygusal olmadığım halde, neyi hayal ettiğimi bilir misiniz? Tüm yüreği ve bedeni kavrayan dolu dolu bir aşk, gece gündüz hep sarmaş dolaş, neşeli ve coşkun, beş yıl boyunca böyle ve sonra ölüm. Yazık ki bu yok!
Instagram'da Kitap Alıntııları
Pinterest'te Kitap Alıntııları

Yazarın Diğer Konuları

Doğrular Kitap Alıntıları – Albert Camus Defterler 1 Kitap Alıntıları – Albert Camus Asturya’da İsyan Kitap Alıntıları – Albert Camus

Kitap Alıntıları Kategorisindeki Diğer Konular

Senden Sonra Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Har ve Kül Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Gerçekçi Ol İmkansızı İste Kitap Alıntıları – Ernesto Che Guevara
0 0 oylar
Makale Derecesi
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Yorum yapmak ister misiniz?x