Budala Kitap Alıntıları – Fyodor Dostoyevski

Budala Kitap Alıntıları – Fyodor Dostoyevski

Fyodor Dostoyevski kitaplarından Budala kitap alıntıları sizlerle

Budala Kitap Alıntıları

Ben saygı peşindeyim Prens. Kalbimi adadığım kimselerden de saygı istiyorum. Kalbimi sık sık şuna buna veriyor, yazık ki çoğundan da ellerim boş çıkıyorum.
Ölmeseydim ve ah, hayatı geri çevirebilseydim bu bir sonsuzluk olurdu benim için! O zaman her dakikayı bir yüzyıla çevirirdim, her dakikanın hesabını tutar, hiçbir şeyi boşuna harcamazdım!
İşte şimdi varım ve yaşıyorum, üç dakika sonra ise artık kim bilir nerede ve hangi durumda olacağım, belli değil.
Bu beş dakikaya bir ömür sığdırılabilirmiş gibi geliyordu ona
Her zaman iyi niyetliyimdir, bu da benim biricik kusurumdur, çünkü her zaman iyi niyetli olmak insana zarar veriyor.
Bazen iyi kalpli olmuyorum!
ama hayatın yeniden başlayabileceğine inanmak gerekiyordu.
İyi kalpli ama akılsız bir aptal da, akıllı ama kötü kalpli bir aptal da mutsuzdur.
Bilirsiniz, bazı durumlarda en iyisi hiç konuşmamaktır.
Bir kişiyle olsun, her şeyimi kendimle konuşuyor gibi konuşmak istiyorum.
Yaş ilerledikçe aşırı tutkuların insanları körleştirdiği, olmadık umutların kapısını çaldırdığı, dahası ne denli üstün zekalı olursa olsunlar, aptalca çocukluklar yaptıkları herkesçe bilinen gerçeklerdi.
Ah, ben o kadar çok şey istiyordum ki! Şimdi hiçbir şey istemiyorum, hiçbir isteğim yok.
Doğmamak elimde olsaydı, bu komik koşullar altında var olmayı belki de seçmezdim.
Yaşadığına göre her şey onun iradesine bağlıdır oysa! Bunu anlayamıyorsa kabahat kimin?
Şunu unutmayın sevgili prens, çağdaş toplumumuzdan bir insana zayıf karakterli, özel bir yeteneği ve orijinalliği bulunmayan, sıradan biri olduğunu söylemekten daha onur kırıcı bir şey yoktur.
Ama hepiniz kibir ve gurur yüzünden öylesine çürümüşsünüz ki günün birinde, birbirinizi yitip bitireceksiniz; bunu böyle bilin!
İyi bir insansın, ama komik oluyorsun. Bir parçacık yakınlık gösteriyorlar sana, hayatını bağışlamışlar gibi teşekkür ediyorsun onlara.
Yaşamın en önemli özelliğinin insanlar konusunda sürekli yanılmak olduğunu eklemişti.
Hemen sevebileceğiniz insanlarla pek sık karşılaşamazsınız.
yanılmıyorsam hayatın bir dakikasının bile parayla ölçüleyemecek kadar değerli olduğunu, kimi zaman beş dakikanın bir hazineden bile çok değerli olduğunu anlatmak istediniz.
Sevebileceğiniz birine öyle kolayca rastlayamazsınız..
Gülen yüzünün altında acı çekmiş gerçek bir yüz görüyorum.
Gayret her şeyi yener.
Hiçbir şey yapamamanın, umutsuzluğun acısı da her acıdan daha güçlüdür.
Hayatımda yaptığım düşüncesizce, saçma belki de sayısız davranışım arasında biri var ki, her anlattığımda içim sızlar..
İnsan açıklama yapmadan ölemiyor bile!
İnsan gerçekten de mutsuz olabilir mi? Mutlu olma gücünü tatmışsam, üzüntümün, felaketimin ne önemi kalır? Şunu iyi bilin ki ağacın önünden geçen bir insan nasıl mutluluk duymaz, ya da biriyle konuşurken onu sevmenin mutluluğunu tadamaz, anlamıyorum Ah, ben söylemesini beceremiyorum Her adımda öyle güzellikler görüyoruz ki insan, bunlara hayran olmasını bilmiyor! Bir çocuğa, güneşin doğuşuna, büyüyen ota bakınız, size bakan ve sizi seven gözlere bakınız
Her şeyi anlamak mümkün mü? İnsan bir anda mükemmel olamaz! Mükemmelliğe ulaşmak için başlangıçta her şeyi anlamamak gerekir. Çok çabuk kavrayan kimse, her şeyi kavrayamaz.
Size şunu söyleyeyim, gülünç olmak bazen iyi, hatta çok iyidir. O zaman insan, başkalarına karşı hoşgörülü olabiliyor.
Bir kişiyle olsun, her şeyimi kendimle konuşuyor gibi konuşmak istiyorum
Mutsuz olup bilmek, mutlu ama aldatılmış olarak yaşamaktan daha iyidir.
İyi bir insansın ama komik oluyorsun. Bir parçacık yakınlık gösteriyorlar sana, hayatını bağislamışlar gibi teşekkür ediyorsun onlara.
Fakat en tedbirli insan bile günün birinde komşusunun duvarından başına bir tuğla düşmeyeceğinden emin olamaz.
Acıma duygusu bütün insanlığın başlıca ve belki de tek yasasıdır.
Çevresindekilere yararı dokunmayacak olduktan sonra neye yarar zaten insan?
Söyledikleriniz kalbimde..kalbimin derinliklerinde gömülüdür!
İnsanlar birbirine acı çektirmek için yaratılmıştır.
Bir kişiyle olsun, herşeyimi kendimle konuşuyor gibi konuşmak istiyorum
“Kafanızdan bir türlü çıkmak istemeyen, sonsuza kadar sizinle yaşayacak olan bazı şeyler muhakkak vardır.”
“Hiç olmazsa tek bir insanla, sanki kendi kendimleymişim gibi her şeyi konuşmak istiyorum.”
“Güneşin ışığı altında, etrafımda dolaşan bir küçük sineğin bile dünyanın bu uyumu içinde bir yeri var ve bunu biliyor. Üstelik mutlu, yalnız ben bunun dışındayım.”
Bireysel sadaka,insanın doğasını incitir,kişiliğini aşağılar.Ama örgütlü sosyal sadaka ile kişisel özgürlük iki ayrı kavramdır ve biri ötekini yok etmez.Bireysel iyilik kalıcıdır,çünkü kişisel bir ihtiyaçtır;bir kişinin bir başka kişiye doğrudan etkinin canlı ihtiyacıdır.
İnsanlar birbirine acı çektirmek için yaratılmıştır.
“Sevebileceğiniz birine öyle kolayca rastlayamazsınız.”
İyi insanlara ihtiyacım var.
Şimdi bambaşka şeyler
düşünüyordu.
Ona acı veren bir gerginlik, bir huzursuzluk vardı içinde; aynı zamanda müthiş bir yalnız kalma isteği.
Ama çoğu zaman yanından
gelip geçenlerin de nereye gittiklerinin de farkında olmuyordu.
Bazı durumlarda sinik serbestliğin öyle bir son raddesi vardır ki kızdırılmış, kendinden geçmiş, sinirli bir adam hiç korkmadan her rezaleti göze alır; hatta bundan memnun da olur.
Aslında çocuklar, insan ruhunu iyileştiren birer ilaçtır.
Dünyaya gelmemek elimde olsaydı, herhalde bu kadar gülünç koşullarla yaşamayı kabul etmezdim. Günlerim sayılı olarak göçeceğim hâlde ölmek henüz benim kudretim içinde Gücüm büyük değil ki isyanım büyük olsun!
Biliniz ki küçüklüğün, güçsüzlüğün anlaşılmasında öyle bir rezalet sınırı vardır ki, insan bundan öteye gidemez, bu noktadan başlayarak kendi rezaletinden büyük zevk duymaya başlar.
Utançlar ve demiryolu çağındayız O yüzyılın insanlarını birbirine bağlayan düşüncenin hiç değilse yarısı kadar güçlü bir düşünce gösterebilir misiniz bana günümüzde? Refahınızla zenginliğinizle, kıtlıkların artık seyrek görüldüğüyle ,ulaşım araçlarınızın hızıyla gözümü boyamaya çalışmayın!Daha zenginsiniz şimdi, ama daha az güçlüsünüz. Sizi birbirine bağlayan düşünceler yok oldu.
Daha zenginsiniz şimdi, ama az güçlüsünüz. Sizi birbirinize bağlayan düşünceler yok oldu; her şey yumuşadı, gevşedi, çürüdü, bitti! Her şey, her şey, her şey yok oldu!..
“Bu azınlıkta şunlar vardır:
1. Generaller, çünkü savaş onların mesleğidir; 2. Bakanlar, çünkü Belçika ile Polonya'yı almak istiyorlar;
3. Büyük sanayiciler, çünkü mermi yaparak milyonlar kazanıyorlar. Bu üç tipe bütün ülkelerde rastlarsın. Savaş bu yüzden sürüp gidiyor. Onların parlak sözlerle, idealist bir felsefeyle halkı aldatan sürüyle yardakçısı vardır. Bunlar rahipler, öğretmenler, çoğu yazarlar, gerçeği söyleyemeyecek kadar budala ya da kokuşmuş burjuva şairlerdir. Kapitalistleri destekler, gerçeği, proletaryanın çektiklerini bile bile görmezlikten gelirler. Ama gene de hoş görmelidir onları. Onlar sınıflarının kurbanıdır, doğdukları günden beri söyledikleri şeylerden başka hiçbir şey işitmemişlerdir; belki kendileri de inanıyordur bunlara.
Gel de bundan sonra insanlara güven! Onlara cömert yüreğini aç bakalım.
Adelaida, — Yine kitaplardan alıntılar yapıyorsunuz Kolya, dedi.
Yevgeniy Pavloviç destekledi Adelaida’yı:
— Kitaplardan alıntılar yapmadan konuşamaz zaten. Eleştiri yazılarından ezberlediği cümleleri tekrarlar durur.
Bazen böyle olur insana; dayanılmaz, özellikle utançla karışık hatıraları ansızın olduğu yerde bir dakika öyle durdurur onu.
Gülmek istedikten sonra az şey mi bulunur?
Mutlu olduğunuzu söylediğinize göre, herkesten daha az değil, daha çok yaşamışsınız demektir.
Ne var ki kalbinin yerinde bir taş varmış, duyguları temelli kurumuş, ölmüş gibi, hiçbirinin en küçük bir etkisi olmamıştı.
Savaşta bir eri getirip, topun namlusunun önüne koyup üzerine ateş edin. Erin içinde hâlâ bir kurtulma umudu vardır.
Ama aynı ere ölüm cezasına çarptırıldığı kararını okuyun, ya aklını yitirir ya da ağlamaya başlar. İnsan doğasının buna aklını yitirmeden katlanabileceğini kim söylemiş? Böylesine çirkin, yersiz, anlamsız bir hakarete ne gerek var? Kendisine ölüm kararı okunup acı çektirildikten sonra “Hadi git, bağışlandın” denen biri vardır belki. İşte o anlatabilir bize bunu
Instagram'da Kitap Alıntııları
Pinterest'te Kitap Alıntııları

Yazarın Diğer Konuları

İnsancıklar Kitap Alıntıları – Fyodor Dostoyevski Öteki Kitap Alıntıları – Fyodor Dostoyevski Karamazov Kardeşler Kitap Alıntıları – Fyodor Dostoyevski

Kitap Alıntıları Kategorisindeki Diğer Konular

Senden Sonra Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Har ve Kül Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Gerçekçi Ol İmkansızı İste Kitap Alıntıları – Ernesto Che Guevara
0 0 oylar
Makale Derecesi
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Yorum yapmak ister misiniz?x