Bozkır Kitap Alıntıları – Anton Çehov

Bozkır Kitap Alıntıları – Anton Çehov

Anton Çehov kitaplarından Bozkır kitap alıntıları sizlerle

Bozkır Kitap Alıntıları

Yaşam müthiştir ve mucizelerle doludur
Göğün derinliklerine uzun süre gözünü ayırmadan baktığında, düşüncelerle ruhu, yalnızlığın bilincinde birleşirler nedense. Kendini çaresiz ve yalnız hissetmeye başlarsın, daha önce yakın ve kendine ait saydığın her şey sonsuz biçimde uzak ve değersiz olur.Binlerce yıldır gökyüzünden bakan yıldızlar, insanın kısacık yaşamını umursamayan anlaşılmaz gökyüzü ve sis, onlarla göz göze kaldığın ve anlamlarını kavramaya çalıştığında suskunluklarıyla ruhunu ezerler; her birimizi mezarda bekleyen yalnızlığa aklımız takılır ve yaşamın içyüzü, özü umutsuz ve korkunç görünür…
Varlık nedir? Varlık, kendisini gerçekleştirmek için başkasını gerektirmeyen özgün bir şeydir.

Manevi gıda!
Akıl inançla birleşince Tanrı’nın istediği meyveleri verir.
Yanındayken heyecandan başım dönüyor, onsuz da işte böyle sanki bir şey kaybetmiş gibi bozkırda sersem sersem dolaşıp duruyorum.
Bir iki saat gidersin Yoluna suskun, yaşlı bir adamı andıran bir tümsek ya da oraya Tanrı bilir kimin ne zaman diktiği taştan bir kadın heykeli çıkar, bir gece kuşu sessizce toprağın üstünden uçar ve bozkır efsaneleri, gelip geçenlerin anlattığı hikayeler, hayatı bozkırda geçmiş bir dadının masalları ve şimdiye kadar gözünle gördüklerinin, ruhunla kavradıklarının hepsi yavaş yavaş aklına gelir. İşte o zaman böceklerin çıtırtısında, kuşkulu karartılarda ve tümseklerde, mavi gökyüzünde, ay ışığında, gece kuşunun uçuşunda, gördüğün ve duyduğun her şeyde güzelliğin zaferi, gençlik, gücün yükselişi ve bir yaşama tutkusu görülmeye başlar; ruh, katı yürekli, güzel vatana bir ses verir ve bozkırın üstünde gece kuşuyla uçmak ister. Güzelliğin zaferinde, mutluluğun aşırılığında bir gerginlik, bir iç sıkıntısı hissedersin. Sanki bozkır, yalnız olduğunun, hiç kimse tarafında dile getirilmeyen, hiç kimseye gerekli olmayan zenginliğinin ve heyecanın dünya için boşu boşuna yok olup gideceğinin bilincinde gibidir ve sevinç dolu bir uğultunun arasında bozkırın #8221;Bir ozan! Bir ozan! #8221; diye sıkıntılı ve umutsuz seslenişini duyarsın.
Seslerine ve gülüşlerine bakarak zekaları hakkında doğru hüküm verilebilen insanlar vardır. Onun sesinde ve gülüşünde en esaslısından aptallık hissediliyordu.
“ Bilim aydınlıktır,cahillik ise karanlık.Oku ! “
“Yaşam müthiştir ve mucizelerle doludur.”
“Göğün derinliklerine uzun süre gözünü ayırmadan baktığında, düşüncelerle ruh, yalnızlığın bilincinde birleşirler nedense. Kendini çaresizce yalnız hissetmeye başlarsın, daha önce yakın ve kendine ait saydığın her şey sonuz biçimde uzak ve değersiz olur.”
Ne derler, okumak ışıktır, cehaletse karanlık..
hepsinin de geçmişi çok güzeldi, bugünü ise hiç güzel değildi; istisnasız hepsi de geçmişinden hayranlıkla söz ediyordu, bugününden ise neredeyse nefret ediyordu. rus insanı anımsamayı sever, yaşamayı sevmez.
Eğer okumuş biri olursan ve Tanrı vermesin senden daha aptallar diye insanlardan rahatsızlık duyar, onları hor görürsen o zaman vay haline!
Hepsinin de geçmişi güzeldi, bugünü ise hiç güzel degildi; istisnasız hepsi de geçmişinden hayranlıkla söz ediyordu, bugününden ise neredeyse nefret ediyordu. Rus insanı anımsamayı sever, yaşamayı sevmez;
Bir asrı devirmek değil, vakitlice çekip gitmesini bilmek gerek.
Bilim aydınlık, cehalet ise karanlıktır. Oku, hep oku!
Okumaya mı? Eh, Meryem Ana yardım etsin sana. Bir akıl iyi, iki akıl daha iyidir. Tanrı bazısına tek, bazısına iki, bazısına da üç akıl birden verir. Evet, bazısına üç tane birden verir. Bunlardan biri annen seni doğururken aldığın akıldır, biri eğitimle, biri de yaşamdaki tecrübelerle elde ettiğin akıldır. Bu üç aklın bir insanda olması ne güzel şey! Böyle bir insan için yaşamak değil, ölüm bile daha kolaydır. Ölüm bile Zaten hepimiz öleceğiz.
Bazen ne kadar iyi top sürersen sür, topu sadece kendinde tutmaktan zarar gelir.
Maddi gıda vücudu besler, manevi gıda ise ruhu!
Bilim aydınlıktır, cahillik ise karanlık. Oku!
On yaşındayken İstanbul’a ayak bastım. Ülkenin en büyük şehrindeyim ve danışacak, sığınacak kimsem yoktu. Başkasının kâbusu olur ama benim için ucu nereye gideceği bilinmeyen bir macera
Beş para etmez bizim hayatımız, çekilmez!
Ne derler, okumak ışıktır, cehaletse karanlık Sahiden de öyledir.
Gözüme uyku girmiyor, yemiyorum içmiyorum, kafamda türlü türlü düşünceler, zihnim öyle karışık ki, Tanrı vermesin!
Ancak toprağın kabul etmediği ölüler geceleri dolaşır.
Ne çok kötü insan var bu dünyada.
Kendini çaresizce yalnız hissetmeye başlarsın, daha önce yakın ve kendine ait saydığın her şey sonsuz biçimde uzak ve değersiz olur. Binlerce yıldır gökyüzünden bakan yıldızlar, insanın kısacık yaşamını umursamayan anlaşılmaz gökyüzü ve sis, onlarla göz göze kaldığın ve anlamlarını kavramaya çalıştığında suskunluklarıyla ruhunu ezerler; her birimizi mezarda bekleyen yalnızlığa aklımız takılır ve yaşamın içyüzü, özü umutsuz ve korkunç görünür
İnsanlar aptal, anlayışları kıt
Ne derler, okumak ışıktır, cehaletse karanlık
Gökyüzü korkunç, güzel ve okşayıcıdır, baygın baygın bakar, yanına çağırır, okşamalarından insanın başı döner.
Gökyüzünün uçsuz bucaksız bir derinliğe ve sınırsızlığa sahip olduğuna ancak denizin üstündeyken ve geceleyin bozkırda ay parladığında karar verilebilir.
Ama herkes ticaret yapacak ve ekin ekecek olursa da bilim öğrenecek kimse kalmaz.
Yarı ölü, sararmış otlar bu sözsüz ama acıklı ve içten gelen şarkıyla suçsuz olduklarına ve güneşin onları boş yere yakıp kavurduğuna birilerini inandırmak istiyorlardı sanki. Daha çok yaşamak istediklerini, ölmek için henüz genç olduklarını, kavurucu sıcak ve kuraklık olmasa hep güzel kalacaklarını anlatıyorlardı. Onlar suçsuzdular, yine de birilerinden af diliyorlar, katlanılmaz acılarını, hüzünlerini dile getiriyorlardı.
Göğün derinliklerine uzun süre gözünü ayırmadan baktığında, düşüncelerle ruh, yalnızlığın bilincinde birleşirler nedense. Kendini çaresizce yalnız hissetmeye başlarsın, daha önce yakın ve kendine ait saydığın her şey sonsuz biçimde uzak ve değersiz olur. Binlerce yıldır gökyüzünden bakan yıldızlar, insanın kısacık yaşamını umursamayan anlaşılmaz gökyüzü ve sis, onlarla göz göze kaldığında ve anlamlarını kavramaya çalıştığında suskunluklarıyla ruhunu ezerler; her birimizi mezarda bekleyen yalnızlığa aklımız takılır ve yaşamın içyüzü, özü umutsuz ve korkunç görünür
Bana ne para ne toprak ne de koyunlar lazım, benden korkmaları, arabayla geçerken şapkalarını çıkarıp selam vermeleri de lazım değil.
Ama günahım çok, zaten ne demişler, bir tek Tanrı günahsızdır. Öyle değil mi?
İnsanlar aptal, anlayışları kıt, ne yapalım Tanrı yardımcıları olsun.
İnsan iğneye benzemez, ne zaman istersek bulabiliriz.
Dön o zaman.
Zaten boş yere dünyanın öbür ucuna gidiyorsun.
Okumaya niyetin olsaydı böyle davranır mıydın hiç?
Bilim aydınlıktır, cahillik ise karanlık. Oku! Okumak elbette ki zordur: Şimdiki zamanda okumak pahalıya mal oluyor
Bir asrı devirmek değil, vakitlice çekip gitmesini bilmek gerek.
İnsanlar aptal, anlayışları kıt, ne yapalım Tanrı yardımcıları olsun.
Tanrı bir insana bir akıl veriyor, bir başkasına iki, diğerine ise üç Biri annenin doğurduğundaki akıl, diğeri okumaktan gelen akıl, üçüncüsü de iyi yaşamaktan İşte böyle birader, bir insanda üç akıl varsa iyidir.
İnsanlar neyi umursamıyorlardı, anlamak mümkün değildi.
Yaşam müthiştir ve mucizelerle doludur
Seslerine ve gülüşlerine bakarak zekâları
hakkında hüküm verilebilen insanlar vardır.
Bilim aydınlıktır, cahillik ise karanlık. Oku! Okumak, elbette ki zordur: şimdiki zamanda okumak pahalıya mal oluyor…
Bir akıl iyidir, ama iki akıl daha iyidir.
Akıl inançla birleşince Tanrı'nın istediği
meyveleri verir.
Ne derler, okumak ışıktır, cehaletse
karanlık Sahiden de öyledir.
Bir asrı devirmek değil, vakitlice çekip gitmesini bilmek gerek.
Büyüklere itaat etmek oruç ve ibadetten daha mühimdir.
Bilim aydınlık, cehalet ise karanlıktır. Oku, hep oku!
Dünyada ne çok kötü insan var.
Yemeğin köylüsü olur mu? İştahı olan yer.
Yaşam boyu yaptığı bir sürü işte de onu işten çok, insanlarla ilişkiler, bu insanların kendine özgü yanları cezbetmişti.
Türlü türlü fayda vardır. Kimisi yirmi yıl okur da kafası hiçbir şeye çalışmaz.
Sonsuza doğru uzanan gökyüzüne gözlerinizi ayırmadan bakarken nedense yalnız olduğunuzu idrak edersiniz. Kendinizi çaresiz bir yalnızlık içinde bulur, daha önce yakın bulduğunuz kişilerden uzaklaştığınızı, değersizleştiğinizi hissedersiniz.
Rus yaşam biçiminin ve ruhunun canlı imgelerini gözümüzün önüne getiren şiirli bir dille tasvir edilen bozkır, renkleri, sesleri ve kokularıyla hikayenin ana karakterlerinden biridir adeta. Üzerinde yolculuk eden insanlardan bağımsız, kendi yaşamını sürer, soluk alıp verir. Çehov bozkırla insan varoluşu arasındaki paralellikler aracılığıyla doğayla insan arasında simbiyotik bir ilişki kurmuştur.
Bilim aydınlıktır, cahillik ise karanlık. Oku!Okumak, elbette ki zordur :Şimdiki zamanda okumak pahalıya mal oluyor
Nasıl bir yaşam olacaktı bu ?
Yaş seksen! Bir asrı devirmek değil, vakitlice çekip gitmesini bilmek gerek.
Tanrı bazısına tek, bazısına iki, bazısına da üç akıl birden verir. Bunlardan biri annen seni doğururken aldığın akıldır, biri eğitimle, biri de yaşamdaki tecrübelerle elde ettiğin akıldır.
Herkes bilgin ve soylu olacak olsa, ticaret yapacak, ekin ekecek kimse kalmaz. Herkes açlıktan ölür.
Bilim kimine fayda sağlar, kiminin de aklı karışır.
Ne derler, okumak ışıktır, cehaletse karanlık Sahiden de öyledir.
Ne derler, okumak ışıktır, cehaletse karanlık.
Ve bu kötülüklere sessiz kalan ne çok insan
Ne çok kötü insan var bu dünyada
Binlerce yıldır gökyüzünden bakan yıldızlar, insanın kısacık yaşamını umursamayan anlaşılmaz gökyüzü ve sis, onlarla göz göze kaldığın ve anlamlarını kavramaya çalıştığında suskunluklarıyla ruhunu ezerler; her birimizi mezarda bekleyen yalnızlığa aklımız takılır ve yaşamın içyüzü, özü umutsuz ve korkunç görünür.
Biri, annenin doğurduğundaki akıl, diğeri okumaktan gelen akıl, üçüncüsü de iyi yaşamaktan İşte böyle bilader, bir insanda üç akıl varsa iyidir. Öyle birine yaşamayı geçtim, ölmek bile kolaydır.
_ kimi yirmi yıl okur ,hiçbir anlamı olmaz ama .
Instagram'da Kitap Alıntııları
Pinterest'te Kitap Alıntııları

Yazarın Diğer Konuları

Memurun Ölümü Kitap Alıntıları – Anton Çehov Hayatım Kitap Alıntıları – Anton Çehov Düşünür Kitap Alıntıları – Anton Çehov

Kitap Alıntıları Kategorisindeki Diğer Konular

Senden Sonra Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Har ve Kül Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Gerçekçi Ol İmkansızı İste Kitap Alıntıları – Ernesto Che Guevara
0 0 oylar
Makale Derecesi
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Yorum yapmak ister misiniz?x