Bir Elin Sesi Var Kitap Alıntıları – Anthony Burgess

Bir Elin Sesi Var Kitap Alıntıları – Anthony Burgess

Anthony Burgess kitaplarından Bir Elin Sesi Var kitap alıntıları sizlerle

Bir Elin Sesi Var Kitap Alıntıları

Bir yığın yalan, hile hurda, gerçeğe yabancılık..
21. Yüzyılın özeti..
Bir yığın yalan, hile hurda, gerçeğe yabancılık.
Bir yığın yalan. Hayat artık yalan üstüne kurulu. Hile, hurda, gerçeğe yabancılık.
Howard sürekli, büyük bir ciddiyetle Yeni Bir Savaş Tehlikesinden ve Hidrojen Bombasından söz ediyor, böyle bir zamanda dünyaya yeni bir çocuk getirmenin haksızlık olacağını söylüyordu.
Gerçek masumlara zarar vermez. Gerçeği söyle, polisi çağır ve gerçeği söyle. Gerçek sana zarar vermez, gerçeğe sığın. Gerçeğe.
berbat olan dünya değil, üstünde yaşayan insanlar. Sen de bunu değiştiremezsin, hiçbir şey yapamazsın. Bu yüzden de katlanmak zorundasın. Ben katlanıyorum.
Berbat bir dünya bu sevgilim, dedi. Ona fırsat tanıdık,
büyük bir makineymişçesine içine paralar akıttık, karşılığında
hiçbir şey vermedi. Etrafımızda her şey çürüyor, çöküyor. Dünya böyle giderse pek uzun yaşayamaz. Çok yakında işi biter.
Adamın biri dünyanın durumunu kendimize dert edersek çıldıracağımızı, hayatımızı hoş geçirmeye çalışmamız gerektiğini söylemiş. Aynen böyle: Hayatı hoş geçirmek. Bu yüzden de bana en iyisi bir fırsat bulup elimize biraz para geçirmek, sonra da paranın hayatımızı hoş geçirmeye ne kadar yardımı olur diye bakmak gibi geldi. Aslında yapmak istediğim, parayla pek de fazla bir şey yapılamadığını, hayatı hoş geçirmenin filan da saçma olduğunu ikimize birden kanıtlamaktı bir anlamda. Çünkü dünya feci bir yer, günden güne de daha beter oluyor. İnsan ne kadar
hoş yaşamaya çalışsa da, dünyanın boktan bir yer olduğunu
ve üzerinde yaşamaya değmediğini gizleyemiyor.
Çok cahildim, ama çekici olduğum için cehalet önemli değilmiş gibi gelirdi hep.
Hayatın kendisi büyük bir ceza, ama Tanrı'ya şükür istediğimizden
fazlasına katlanmak zorunda değiliz, dedi
elini kolunu sallaya sallaya böyle şık bir otele gelmek yanlış değildi, mesele ucuz bir şey yapmamaktı.
O sabah giyinip süslenip evden çıkmış, yanımıza bir diş fırçası
olsun almayı akıl edememiştik. Sanırım kendimizi kuşlar kadar
özgür hissettiğimiz için öyle yapmıştık -en azından ben süpermarketteki işimi de bıraktıktan sonra öyle hissediyordum-
diş fırçası bile insana bir bağlanma duygusu veriyor.
Haberlerde Harold Macmillan'ı, Başkan Kennedy'yi, İran Şahı'nı, Adam Faith'i gösterdiklerinde çok gururlandım, Howard da bir bakıma onların yanında yer alacaktı bundan böyle, o da TV'ye çıkıyordu.
Sokakta kimse pencereye çıkıp ne oluyor diye bakmadı; o, TV' den önceki eski meraklılık günlerindeydi. Herkes TV seyretmekle meşguldü. Acil Koğuşu, böyle gerçek bir acil durumdan çok daha gerçekti onlar için.
Howard dedi ki: Biz insanların kararlarına ne hakla karışabiliriz?
Her şeye bir son vermeye karar vermişti ve yaptı düşündüğünü. Artık hiçbir üzüntüsü olmayacak. Kocasını, görünüşünü, giysilerini, balığın fiyatını dert edinmeyecek artık. Televizyondaki, Daily Window'daki pislikleri, saçmalıkları, yozlukları görmeyecek. Hepsinden kurtuldu artık. Çok cesurca davrandı ve doğru kararı verdi.
Biliyor musun, belki de dert edilecek bir gelecek yoktur. Yakın bir
zamanda kimse için gelecek kalmayabilir. Dünya kötü.
Ancak şans sayesinde zengin olabiliriz, senin benim çabalarımla değil. Senle ben neyiz ki?
Devletler, kontrollerine aldıkları muhalefet hareketlerini, ayaklanmaları ya da devrimleri, dışında kaldıklarından daha kolay engeller.
Nereye giderseniz gidin , önemli olan insanlardır ; insanlar da aşağı yukarı aynıdır
Sanki bilmediğim bir yere giden bir otobüse binmişim de inemiyormuşum gibi bir duyguya kapılmıştım. Ne istediğimi bilmiyordum.
Eğer yaşanmakta olana başkaldırıyorsanız ve gençseniz, yaşadığınız her ne olursa olsun serüvendir.
Demek istediğim, aslında bu hayatın güzel yanları çok az, hayat ancak o tek tük anlar için yaşanmaya değer, insan o tek tük anları bir daha yaşayabileceğini düşününce de hayat anlamlı oluyor, muhteşem oluyor.
Hayatın her zaman iki yönü vardır, sizden rica ediyorum, bunu asla unutmayın.
hayat hijyenik değildi, naylonlara doldurulmuş ekmeklerden, beykınlardan yoksundular, çamaşır makineleri, kaloriferleri yoktu, ama gene de bizim bu hayatımızdan daha iyi bir hayattı onlarınki.
Herkes TV seyretmekle meşguldü. #8216;Acil Koğuşu' böyle gerçek bir acil durumdan çok daha gerçekti onlar için.
Ağlamak istiyordum, üzüntümden insanlara vurmak geliyordu içinden ama sahnede bol bol oluyordu zaten bu dediklerim.
Biliyor musun, belki de dert edilecek bir gelecek yoktur. Yakın bir zamanda kimse için gelecek kalmayabilir. Dünya kötü.
- Onbaşım sizce bu savaş ne kadar sürer?
- Bol bol birayla tütün olduğu sürece ne fark eder?
Yani, dedi Howard, demek istediğim şu: sözgelimi bir ay boyunca milyonerler gibi yaşamak isterdim.
Sonra kullanılmış Araba Pazarı'na dönmek üzere mi?
Hayır, dedi Howard.
Sonra geberip gitmek üzere. Hayatın tadına baktıktan sonra. Çünkü her şeyi öğrendikten sonra yaşamaya değer pek bir şey kalmıyor.
Gerçeklikle ilişki kurabilmenin bir yolu, saçmalıktan geçen bir yol.
Demek istediğim, aslında bu hayatın güzel yanları çok az, hayat ancak o tek tük anlar için yaşanmaya değer.
Tanrı’nın en soylu yapıtı, dürüst insandır.
Sanki bilmediğim bir yere giden bir otobüse binmişim de inemiyormuşum gibi bir duyguya kapılmıştım.
Bir hastalığa yakalanmıştık sanki, yaşamakla.
Hayal edebilmek için uğraşmak gerek.
Hayat artık yalan üstüne kurulu. Hile hurda, gerçeğe yabancılık.
Pencereyi temizleyemiyorsan camı kır.
Ne var ki bir umutsuzluk içindeydik,
Bir hastalığa yakalanmıştık sanki, yaşamakla.
“Özel meraklarınız var mı?” Diye sordu sunucu. Howard çok ciddi, “Bir tek özel merakım vardır, o da karımdır.” Dedi.
Dünya dönmeye devam ederdi, şarkılardaki gibi.
Kötü olan dünya değil, dedim. Dünyadaki insanlar.
Çünkü her şeyi denedikten sonra yaşamaya değer pek bir şey kalmıyor, değil mi?
“Sözlerimi iyi dinle, kalıcı mallar almanın zamanı geçti. Para yaşamak için harcanacak, hiç bir şekilde biriktirilmeyecek, süs eşyasına, mobilyaya, o tür şeylere yatırılmayacak.”
Önemli olan birlikteliğimiz, dünyaya karşı ikimizin birleşmesi, el ele cehenneme bile gidebilmemiz, öyle değil mi?
Mutfağınızda yerde bir ceset, kocanızın cesedi varsa, cesedi ne yapacağınızı da bilemiyorsanız, yapılacak ilk iş kendinize şöyle adam gibi koyu bir çay yapmaktır.
Berbat bir dünya bu sevgilim.
Bana güveniyorsun, değil mi ?
Tek istediğim, artık rahatsız edilmemek…
“Dilimiz insanları kandırmak için değil, onlara yararlı olacak sözler söylemek için verilmiş bize. Konuşmanın amacı iletişim kurmaktır.”
Aslında yolculuk yapmanın tek nedeni, bütün insanların birbirine benzediğini öğrenmek galiba.
Hepimiz Amerika’yı filmlerde, televizyonda görmüşüzdür, ama göremediğimiz, tahmin edemediğimiz bir şey var ki, o da kokusu.
Yapılacak tek şey oluruna bırakıp geçer diye ummaktı.
Adam şair, biçare, kafayı üşütmüş ne çare…
Dünya dönmeye devam ederdi, şarkılardaki gibi…
Hayatın her zaman iki yönü vardır,sizden rica ediyorum, bunu asla unutmayın…
Yani yalnız ikimiz olsak, benimle mutlu olmaz mısın ?
Sanki acı çekmek için dünyaya gelmiş, hayatı boyunca hiç mutlu olmamış.
Çağdaş bilimin harikaları ve kahrolası uygarlığın zevkleri. Tanrı biz eşeklere yardım etsin.
Tanrı’nın birleştirdiğini insan ayırmasın.
Övünmek gibi olmasın ama gerçekten çok alımlı bir görünüşüm vardı, beni görenler ıslık çalardı.
Çünkü dünya feci bir yer, günden güne de daha beter oluyor.
Çünkü her şeyi denedikten sonra yaşamaya değer pek bir şey kalmıyor.
Tanrının en soylu yapıtı, dürüst insandır.
Berbat olan dünya değil, üstünde yaşayan insanlar
Daha önce de söyledim, hâIâ da söylüyorum; berbat olan dünya degil, üstünde yaşayan insanlar. Sen de bunu değiştiremezsin, hiçbir şey yapamazsın. Bu yüzden de katlanmak zorundasın. Ben katlanıyorum
Biliyor musun, belki de dert edilecek bir gelecek yoktur. Yakın bir zamanda kimse için gelecek kalmayabilir. Dünya kötü.

Kötü olan dünya değil dedim. Dünyadaki insanlar.

Etrafımızda her şey çürüyor , çöküyor. Dünya böyle giderse pek uzun yaşayamaz. Çok yakında işi biter
Çünkü dünya feci bir yer , günden güne de daha beter oluyor.
Parayla yapılabilecek her şeyi yaptığımızı kanıtlamalıyız
Hayal edebilmek için uğraşmak gerek.
Eskiden hatırlamak beynin işi diye düşünürdüm
aman kulağınıza küpe olsun, özellikle kadınlara, yakın dost da olsalar, böyle sırlar vermeyin, çok tehlikelidir
Kötü olan dünya değil dedim.
Dünyadaki insanlar
Sen şairsin, yani yazarlığın en üstün, en saygın aşamasındasın.
“Biliyor musun, belki de dert edilecek bir gelecek yoktur. Yakın bir zamanda kimse için gelecek kalmayabilir. Dünya kötü.”
ço­ğunluğa seslenmeniz doğal,
çünkü çoğunluk aptaldır
Instagram'da Kitap Alıntııları
Pinterest'te Kitap Alıntııları

Yazarın Diğer Konuları

Mozart ve Deyyuslar Kitap Alıntıları – Anthony Burgess Doktor Hastalandı Kitap Alıntıları – Anthony Burgess Otomatik Portakal Kitap Alıntıları – Anthony Burgess

Kitap Alıntıları Kategorisindeki Diğer Konular

Senden Sonra Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Har ve Kül Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Gerçekçi Ol İmkansızı İste Kitap Alıntıları – Ernesto Che Guevara
0 0 oylar
Makale Derecesi
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Yorum yapmak ister misiniz?x