Başkaldıran İnsan Kitap Alıntıları – Albert Camus

Başkaldıran İnsan Kitap Alıntıları – Albert Camus

Albert Camus kitaplarından Başkaldıran İnsan kitap alıntıları sizlerle

Başkaldıran İnsan Kitap Alıntıları

İnsanlar herkeste herkesçe benimsenen, ortak bir değere dayanamıyorlarsa, insan için insan anlaşılmaz kalıyor demektir..
Başkaldırı, haklarının bilincine varmış, bilinçli kişinin işidir
Gerçekten de, çağlar ve uygarlıklarla birlikte, uğrunda başkaldırılan nedenler de değişir gibi
Hepimiz zindanlarımızı, cinayetlerimizi, yıkımlarımızı kendi içimizde taşırız.
Örneğin “özgürlüğüm” diye adlandıracağı bu vazgeçilmez kutsamadan yoksun kalacaksa ölümden başka bir şey olmayan son düşüşe boyun eğer. Diz çökmüş durumda yaşamaktansa, ayakta ölmeyi yeğ tutar.
Başkaldıran kişi her şey olmak, birdenbire bilincine vardığı ve kendi varlığında kabul edilmesini, saygı gösterilmesini istediği bu değerle tümden özdeşleşmek ister ya da hiç olmayı, yani benliğine egemen olan gücün kendisini kesinlikle yere sermesini.
Elbette, insan burada doğayla yalnız cinayette birleşmeyi kabul eder; ama bunun sevmenin en çılgın, en tartışma götürmez biçimlerinden biri olup olmadığı belli değil .
İşkenceler altında türkü söyleyen, Tanrı'ya, güzelliğine söven, adalete ve umuda karşı silahlanan, cinayet havasında anlı şanlı bir biçimde kuruyan kişi, şimdi yalnız geleceği parlak biriyle evlenmek istemektedir.
Günlerimizin ötesini istiyoruz, alacağız.
“Ruhun öyle bir noktası ki, yaşam ile ölüm, gerçek ile düşsel, geçmiş ile gelecek birbiriyle çelişkin görünmez artık.”
olanaksız kuralı benimsemektense, yıkmayı, yıkılmayı seçer.
“Bunca özenle kaşınan bir yara sonunda haz vermeye başlar.”
Yalnızca varolmamak söz konusudur artık, ya herhangi bir şey olmayı yadsıyarak, ya da herhangi bir şey olmaya boyun eğerek.
İnsanlığı avutmak, ona kardeşçe davranmak, Konficyus'a, Buda'ya, Sokrat'a, Isa'ya, aç acına köylerde dolaşan ahlakçılara (bu da tarihsel bakımdan düşünülmeden söylenmiş bir söz) ben zemek, bunlar da umutsuzluğun tasarılarıdır.
Her şeye evet demek öldürmeye evet demeyi de varsayar.
“İşte senin bağışlanmaz yanın. Bütün güçler kendi elinde ama imzanı atmaya yanaşmıyorsun.”
“Bilelim, bilmeyelim, isteyelim, istemeyelim, tüm evrensel varlıkla işbirliği eder her birey.”
Yaşamın saçma olduğunu söylemek için,bilinç canlı kalmak zorundadır..
Eğer yaşanmakta olana başkaldırıyorsanız ve gençseniz, yaşadığınız her ne olursa olsun serüvendir.
Sorunlarımızı seçemez olduk.
Bizi seçiyorlar art arda.
Elli yıl içinde, yetmiş milyon insanı yerinden eden ,tutsak düşüren ya da öldüren bir çağın yanlızca ve herşeyden önce yargılanması gerektiği düşünülebilir.Gene de suçluluğunu anlamak gerekir.Zorbanın daha büyük bir ün uğruna kentleri yerle bir ettiği,halinin arabasına zincirle bağlanmış tutsağın şenlik yapan kent içinde dolaştirıldığı, düşmanın halk önünde hayvanlara atıldığı yapmacıksız, çağlarda, böylesine açık yürekli cinayetler, karşısında , bilinç sağlam, yargı açık olabilirdi.Ama özgürlük bayrağı altında tutsak kampları, insanlık aşkı ya da üstün insanlık eğilimiyle. Haklı çıkarılan toplu öldürmeler,bir anlamda yargıyı işlemez duruma sokar..
Çağımıza özgü ,tuhaf bir tersine dönüşle cinayet suçsuzluk postuna büründü mü kendini haklı çıkaracak nedenler sağlaması için suçsuzluğu sıkıştırır.
Kasıt ve kusursuz cinayet çağında yaşıyoruz
“Fakat eğer boş cennetler altında yalnızsak , eğer sonsuza dek ölmek zorundaysak , nasıl olur da gerçekten var olabiliriz?”
Nietzsche olacakları önceden kestirmişti hiç değilse: Yeni sosyalizm din-dışı bir tür Cizvitlik yaratmak, bütün insanları birer araç yapmak yolunda , sonra istenen şey rahatlık Bunun sonucu olarak, eşi görülmedik bir ruhsal köleliğe dogru yürünüyor
Hiç değilse üstün insanlık kuramıyla Nietzsche,ondan önce de sınıfsız toplumuyla Marx, öteki dünyanın yerini daha sonra ya verir.
“Kralı yargılayacak anlayış, cumhuriyeti kuracak anlayışın ta kendisidir.”
Devletler, kontrollerine aldıkları muhalefet hareketlerini, ayaklanmaları ya da devrimleri, dışında kaldıklarından daha kolay engeller.
Yasa yoksa, özgürlük de yoktur.
“En acılı, en iç parçalayıcı soru, yüreğin kendi kendine sorduğu soru
Yazıklar olsun! Bana deliliği verin öyleyse
“İşte bu çağın üstünlüğü: Hiçbir şey doğru değil, her şeye izin var.”
“Hiçbir şeye inanmadan yaşanabilir mi?”
Özgürlük, Sağanakların savaş arabası üzerine yazılmış olan bu korkunç ad bütün devrimlerin özündedir. O olmadı mı adalet düşünülmesi olanaksız bir şey gibi gelir ayaklanmışlara.
Dünyanın bütün bilimleri çocukların gözyaşlarına değmez.
Yalnız olmadığını daha yeni öğrenmiş olanı yalnızlığa zorlamak insana karşı işlenen en kesin cinayet değil midir?
“Dış öbür dünya süpürülmüş ama iç öbür dünya yeni bir gök olmuştur.”
“Adlar adlandırmaz, onu; ‘Tek’tir.”
“Savımı hiçbir şey üzerine kurmadım.”
İnsanlardan yana çıktığı için, payına yalnızlık düşer.
“ya herkes ya hiç kimse”
“Ne diye bu dünyadan olmayanı anlamaya çalışayım?”
Mutlu insanlar da roman okur.
“En iyi yer, ondan en uzak yer.”
“Allahaısmarladık, umut, umutla birlikte korku, pişmanlık, sizlere de allahaısmarladık ”
“Adaletin gerçek bir varlığı yoktur.”
İnsan türünün dostu değildir, insanseverlerden nefret eder.
Kuşku umutla desteklenseydi, can çekişme hafiflerdi.
“Yaşamımızı bekleyişten bekleyişe tüketiyor ve hepimiz acı içinde ölüyoruz.”
“Her şeye karşı güvenlik sağlanabilir; ama ölüm konusunda, yıkılmış bir kalenin insanları gibiyiz.”
İnsanlar herkeste herkesçe benimsenen, ortak bir değere dayanamıyorlarsa, insan için insan anlaşılmaz kalıyor demektir.
Başkaldırıyorum, öyleyse varız.
İnsan var olmak için başkaldırmak zorundadır.
Her devrimci ya ezen kişi ya sapkın olur sonunda.
Ölümden ve ölüm tanrısından nefret eden kişi olarak ölümden-sonra-yaşamadan umudunu kesen insan, insan türünün ölümsüzlüğünde kurtuluşa ermek istedi.
Her şeye evet demek, öldürmeye evet demeyi de varsayar.
Her insan, suçluluğundan habersiz bir suçludur.
İnsanın genel olarak insanlığı sevmesi yaratıkları özel olarak sevmek zorunda kalmamak içindir.
İnsan, ne ise o olmaya yanaşmayan tek yaratıktır.
Büyük mutluluklar gibi büyük acılar da bir uslamlamayı başlatabilir.
“Benim düşmanlarım yıkmak isteyenlerdir, kendi kendilerini yaratmak isteyenler değil.”
Dün yargılanıyordu, bugün yasa koymakta.
Kimdir başkaldıran insan?
Hayır diyen biri.
“İnsan, ne ise o olmaya yanaşmayan tek yaratıktır.”
“Ussuzluk görünümünden doğar başkaldırı, haksız” “ve anlaşılmaz bir koşul karşısında doğar.”
Instagram'da Kitap Alıntııları
Pinterest'te Kitap Alıntııları

Yazarın Diğer Konuları

Doğrular Kitap Alıntıları – Albert Camus Defterler 1 Kitap Alıntıları – Albert Camus Asturya’da İsyan Kitap Alıntıları – Albert Camus

Kitap Alıntıları Kategorisindeki Diğer Konular

Senden Sonra Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Har ve Kül Kitap Alıntıları – Ezgin Kılıç Gerçekçi Ol İmkansızı İste Kitap Alıntıları – Ernesto Che Guevara
0 0 oylar
Makale Derecesi
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
0
Yorum yapmak ister misiniz?x